3 Boyutlu Baskının Gerçek Yüzü

KP44
Yılmaz ZENGER

1. Bölüm: Bir Devrimin Ardını Okumak

‘Sayısal Kontrol’ün bugününü anlamaya, Georges Ifrah’ın “Rakamların Evrensel Tarihi” adlı kitabı okunarak başlanabilsin isterdim. Sayılarla ve hesapla anlatılan insan zekası söylemi, günümüze kadar uzanan sürecin en net tanımıdır.

Bugün, 3D Printing adlandırmasıyla toplumun diline düşürülen yöntem, 1950’lerde Numeric Control’ün araladığı kapıdan sızan ve benim de olanaklarım imkan verdiğince katılabildiğim, heyecan verici bir sürecin ne yazık ki hiç de heyecan vermeyen hatta bizleri düşündürmesi gereken bir ürünüdür. 


Korkutucu yanını anlamak için Etienne de La Boétie’nin Gönüllü Kulluk Üzerine Söylev’ini anımsatmak isterim. İnsanların nasıl olup da itaat ettikleri, üstelik itaat etmekle kalmayıp boyun eğmeyi, hatta kulluk etmeyi arzuladıklarını anlatan; gerçekte, tiranın iktidarı bağlamında devlet egemenliğinin niteliği üzerine yapılmış bir söylev olmasına karşın bugün ekonominin tiranlarına gönüllü kulluk edişimizi de anlamaya yarayan bir yapıttır. Görünen değersiz olandır ve de en fazla değerli olanı örtmeye yarar. Yaşam boyu olanaklarım elverdiğince görünenin ardını eşeledim. Başarılarımı da sıkıntılarımı da buna borçluyum. Olanaklarıma fazlasıyla bol gelen hayallerim, zihinsel boyutta önümü açarken ekonomik boyutta sürekli önümü kesti.

Numeric Control ile 1963 Londra’sında, MIT’nin Amerikan Hava Kuvvetleri için tasarladığı ilk prototipten 14 yıl, sivil hayatta kullanılmasından sadece birkaç yıl sonra dokuma tezgahından çıkma ikinci el cihaza sahip olma şansı yakalayarak tanışabildim. Bilgilerin stratejik önemleri arttıkça bizlere ulaşması da gecikir. Hatta çoğu kez özellikle gelişmemiş ülkelere ulaşımı işe yaramaz hale gelene kadar ertelenir. Numeric Control mantığı toplumca sorgulanmadan, uzun süre sadece torna ve benzeri tezgahlarda kullanıldı. Benim edinebildiğim sadece 8 kanalı olan bu basit kontrol kutusu korkarım, Türkiye hudutlarından girmiş ilk Numeric Control cihazı olabilir. O yıl Londra’da, İstanbul İngiliz Kültür Ateşeliği’nin aracılığı ve ısrarıyla, emisyon araştırmacısı olarak Ilfort’da ve kamera modifikasyon bölümü için de BBC’de çalışma şansı yakaladım. Dünyanın her yerinden gelme film projeksiyon ve film çekim kameralarını üstelik sökülmüş halleriyle tanımam, saniyede 1500 kare gösterebilen projeksiyon makinesini yakından inceleyebilme şansım ve aşırı kısıtlı olmasına karşın, Numeric Control olanağım beni, saniyede geçen kare sayısını, kamera hareketlerine göre değiştirerek kontrol edebilen bir sistem üretmek gibi çılgın bir projeye yüreklendirdi. Bunun için uygun bir kamera ve projeksiyon makinesine gereksinmem vardı. Başlarken bile sonuna varamayacağımı biliyordum. Yine de bu hedefe yaklaşabileceğim kadar yaklaşmanın değerinin de farkındaydım.

Sinemalarda kullanılan projeksiyon makineleri, çok yüksek ısılı ark lambalar kullanan dev boyutlu aletlerdi. Sahip olmaya ne gücüm yeterdi, ne de işime yararlardı. Birkaç yıl çılgınca aradığım lambalı bir portatif projeksiyon makinesini bit pazarından, 35 mm kamera olarak da sinema tarihinin sanırım ilk derli toplu kamerası olan Fransız Debry’nin, Askanya markalı Alman kopyasını da bir meraklısından bulabildim. Step motor işlevini görmek ve tek tek kareleri kontrol için de bir Mercedes silecek motoru kullandım. Bunları - beton altında kalan numerik kontrol kutusu hariç - atölyemde bugüne kadar korumayı başardım. Bitmiş bir ürün ortaya koyamadım ama sistemim, Amerikan Haberler Merkezi bültenlerinde yer aldı. Amerikan kolonilerine, Ankara, İstanbul, İzmir konsolosluklarında konferanslar verebilmemi ve Amerikan Kültür Ateşesi’nin odasına kurduğum bir renkli video teyp bir 16 mm projeksiyon makinesi ve 2 dia projeksiyonu kontrol etmemi sağladı. En önemlisi ise, sürecin morenda inanılmaz derecede de önümü açan Numeric Control’ü içselleştirebilmiş olmamı sağlamasıdır.


Yıllar sonra CNC ürünleri (Computer Numeric Control) pazara dökülüp Türkiye pazarına ulaştığında, sırf kontrol mekanizmalarıyla ilgili merakımı gidermek adına hepsiyle yakından ilgilendim. Bunlardan sadece 2 aks’da yani 2 boyutta çalışan birinin, vitray yapmak için opsiyonel bir aparatı olduğunu ve bunu kesici uç yerini takılan tüpten tablaya yaklaşık 8 mm kalınlığında diş macunu gibi, çok hızlı kurumalı bir jel sıkabildiğini görünce kafamda yine uçuk bir fikir şekillendi. Tasarımlarımın hemen hepsi, bilindiği gibi organik topografik yüzeylerden oluşur. Panellerle kısa bir dönem hariç pek işim olmadı. Dolayısıyla bu CNC tezgahı, tüpü her seferinde yuvasında 8 mm yukarı kaydırıp bir sonraki katmanı tarayarak topografik bir yüzey oluşturabilmek hayaliyle satın aldım. DOS ortamında çalışan çok basit bir yazılımı vardı. Üst üste ancak başarısız 5 katman yerleştirebildiğim için projeyi beklemeye aldım. Donanım olarak z eksenini yükseltmem, yazılım olarak da üçüncü ekseni kontrol edebilmem gerekliydi.

Z eksenini 25 cm’e çıkarabilmem ve Windows tabanlı bir yazılım yükleyebilmem yıllarımı aldı. Sert köpükler yontarak yıllarca 3 boyutlu formlar üretmeme az çok yaradıysa da, en ince ayrıntılarına kadar projelendirdiğim 3D printer’a dönüştürme hedefime inancımı yitirmedim.

Üstelik başarsaydım bile, en sıradan 3 boyutlu üretim yöntemi olarak kalacağı için gün gelip vazgeçebilirdim. Önümde çok heyecan verici bir örnek olarak, doksanlarda kullanıma giren ve bildiğim kadarıyla bu sürece ilk ve en başarılı adım olan Streolithography vardı. Bugün pazara sürülen onlarca ürüne verilen 3D printer adı, hakkında sadece grafik bir şema görebildiğim polypropylene kaplı kağıt desteler kat kat lazerle yakıp kullanan bir tekniğe verilebilirdi.

Yılbaşından hemen önce bu tekniğin çağdaş uygulamasının ve yanı sıra yaşadığımız üretim devriminin birçok uygulamasının da yer aldığı müthiş bir üretim alanını ziyaret şansı yakaladım. Yaratıcısı bir estetik uzmanı olan Operatör Doktor Yakup Avşar. Burun için özel bir operasyon yönteminin mucidi, uluslararası bir değer ve aynı zamanda tasarımcı ve üretici. Bu üretim devriminin başarı örneği olarak kendi özel tasarımı ameliyat bıçaklarını çok gelişmiş bir sistemde titanyumdan üretiyor ve dünya pazarına sunuyor. Ben de kendi çok daha basit sistemimde küçük heykellerimi bronzdan üretmeye hazırlanıyorum.

Sayıları, yakın zamanda cep telefonu misali, yüzlerce birbirinden pek de farklı olmayan modele ulaşacak bu yeni pazarın ürünleri, yeni bir ürün çöplüğü yaratmaya aday. Gerçek üretim devriminin enstrümanları ve kişiye dönük üretim yine güçlü sermayenin elinde kalacak. Hızla genişleme yolundaki bu üretim araçları, pazardaki normal printer’lar gibi aşırı pahalı tüketim malzemeleri kullanıyor. Sadece küçük boyutlu üretim yapabilen makineleri, yakında akıllı telefon fiyatına, 1000 doların altına çekecekler ve hemen herkese satabilecekler. İnternetteki ücretsiz üretilmeye hazır çoğu saçma sapan model sayısı şimdiden 3 milyona ulaştı. Hammaddesi görüntü çöplüğündeki gibi bedavaya yakın da değil. Bir kilosunun ederi ortalama 100 dolar civarında. Bu gelişme iki yanı keskin bir bıçak gibi, profesyonel yaratıcı azınlığa bağımsız üretim yapabilme fırsatı yaratırken, aynen video kameraların icadıyla başlayıp, telefona yerleşen kameralarla tepe yapan görüntü çöplüğün yanı sıra bu üretimlerin çöplüğüne toplumca hazır olmamız gerekiyor. Korkarım gelişmemiş toplumlar, bu sanayi devrimini, ancak keçi boynuzu bitkisine halk arasında atfedilen, “Bir yudum bal için bir çeki odun çiğnetir.’’ misali yaşayacak. Sonuç olarak bu sistemlerin, büyük boyutlu ve hızlı üretim yapabilenlerini ve gereksinme duyacağı hammaddelerini ülke imkanlarıyla üretmek zorundayız ki bu üretim devriminin altında ezilmek yerine at başı koşabilelim. Son makine fuarını içim acıyarak dolaştım. Tümüne yakını yerli üreticilerin en üst düzeyde kalite ve tasarım becerisiyle üretilmiş CNC tezgahlarıyla doluydu. Gelişmiş ülkeler sona erme yolundaki CNC tekniğini bizim gibi ülkelerin sırtına yıkmış görünüyor. Üstelik ironik olan, tezgahların ağırlığı bu sanayi devrimiyle hızla altı boşalıp taleplerin azalması kaçınılmaz panel mobilyaları daha da hızlı daha da fazla ve daha da uzun yıllar üretmek için tasarlanmışlar.
https://showroom-kiev.com.ua

https://showroom-kiev.com.ua

www.showroom-kiev.com.ua/category_166.html