BMW Welt Munich

KP
Almanya BMW Grup’un araç teslim ve marka deneyim merkezi olarak hizmet veren, farklı ve fütüristik bir mimariye sahip binanın tasarımındaki temel düşünce mekansal, ideal ve kişilikli bir mimari topluluk yaratmak için mevcut genel merkez binası ve müzenin yapılandırmasını ek öğelerle genişletmek olmuş. Yılda yaklaşık 850.000 kişinin ziyaret ettiği, ziyaretçiler için galeri, konferans ve test sürüş merkezi özellikleri taşıyan BMW Welt (BMW Dünyası), heykelsi çatının örttüğü geniş, şeffaf bir hol ve hemen yakınında bulunan genel merkez binası ile ilişkiyi sağlayan bir çift koniden oluşuyor.

COOP HIMMELB(L)AU sunar… “BMW Welt için 21. Yüzyıldaki iletişim binalarının yeni neslini temsil eden ilk yapılardan biri diyebiliriz. Firmanın müşterileriler ve tüm dünyadan gelen ziyaretçiler ile diyaloga girdiği bir buluşma merkezi; hem ticari hem de firmanın müşterisiyle kurduğu duygusal bağ açısından bir alışveriş noktası burası. Tasarımdaki önceliğimiz ferah bir görüş alanı ile binanın yakın çevresi ve içindeki bölümlerle olan görsel etkileşimi oldu. Açık mimari ve şeffaf cam cephe ile ışığın iç mekana dolmasını ve binanın içinden Münih Olimpiyat Stadı manzarasının görülebilmesini sağlarken aynı zamanda mimari bağlamda yapıyı olimpiyat stadı, genel merkez ve müze ile uyumlu bir biçimde harmanladık. İşlev ve tasarımın bir araya geldiği bir mimari yapı hedefledik.

Şekil ve işlevi bir araya getiren mimari konsepti, binanın havalandırmasına olanak sağlayan şık, çelik cephede görebilirsiniz. 3600 adet 800 kW güneş paneli ile kapladığımız çatıdan yan yüzeylere yönelen güneş enerjisi binanın ısıtılmasına katkıda bulunurken aynı zamanda havalandırılmayı da büyük duvar alanları ile gerçekleştiriyoruz. Camdan yapılan kaplama yüzeyleri konforlu bir yüzey sıcaklığı yaratıyor. Dışarıdaki bitkiler ise özellikle doğal havalandırma elemanlarına yakın olanlar toz zerrelerini tutuyor ve ayrıca soğutma etkisi de yaratıyor. Binamız işleyişini tamamen doğal kaynakları kullanarak sürdürüyor. Sonuç olarak, bina mümkün olan en düşük enerji tüketimi ile çalışıyor ve doğal kaynaklar tüm gereksinimlerini karşılamak için doğrudan ve dolaylı olarak kullanılıyor.

Araç teslimi, yapının kalbini oluşturan işlev. Mekan tasarımını şekillendiren, bina fonksiyonun belkemiğini oluşturan en önemli nokta ve bu işlemle ilgili her şey neredeyse bütün katlara yayılmış durumda. Yeni araçlar öncelikle yer altına gizlenmiş katlara geliyor. Burada 250 araç kapasiteli ki bu bir gün içinde teslim edilebilecek maksimum araba adedidir, otomatik çok katlı depolama birimi, araba yıkama alanları, mekanikler, nihai boya kontrol ve son temizleme üniteleri bulunuyor. Ziyaretçilerin görmediği, yer altındaki katlarda yapılan bu işlemlerden sonra araç, şeffaf asansörler ile asıl teslim noktası olan ve yapının 5 tematik bloğundan birini oluşturan, BMW Welt’in kalbi Premiere’e geliyor. Burası diğer tüm alanlardan görülebilen bir bölüm. Bu alan aynı zamanda Marina olarak da biliniyor çünkü arabalar dönen platformlar üzerinden müşteriye teslim ediliyor ve geniş bir rampa ile yapının dışına çıkıyor. Bu platformları arabaların sergilendiği birer sahne olarak düşünebilirsiniz. Araç teslimini sıradan bir işten ziyade müşterinin de zevk alacağı bir tecrübe haline getirmeyi amaçladık. Bu alanda dikkat ettiğimiz bir husus aydınlatma oldu. Aydınlatmayı, tavana entegre ettiğimiz HMI lambalar ve altına yerleştirdiğimiz ışık kırıcılarla araçların boyasına zarar vermeyecek şekilde yaptık. Dikkat ettiğimiz bir diğer husus ise havalandırmaydı. Egzoz gazından oluşabilecek kirli havanın tahliyesi için tüm zemini yüksek emiş gücü özelliğine sahip yükseltilmiş taban olarak planladık. Egzoz gazı havadan ağır olduğu için zemine doğru çöker. Biz de çöktüğü en yakın noktadan tahliyesini düşündük. Dönen platformlar aynı zamanda araçların manevrasını en aza indirdiği için bu konuda önemli bir avantaj oldu. Manevra ne kadar az olursa aynı oranda egzoz gazı da azalmış oluyor. BMW Welt halka açık bir bina olmasına rağmen bazı kısımları sadece yeni araç sahiplerine açtık. Örneğin, araç sahipleri Premiere’in üst kısmında yer alan ve tematik bloklarımızdan ikincisini Lounge’da araçlarını beklerken bir otel konforu ve keyfini yaşayabilecekleri alanda dinlenebiliyorlar. Yiyecek içecek olanaklarının da bulunduğu bu bölümü çatıyla bütünleşmiş biçimde tasarladık. Araç teslimi için gerekli formaliteler bu alanda yapılırken ve uzak yerlerden gelen konuklar için ortak dinlenme alanları Lounge’da mevcut. Üzerinde asılıymış gibi duran araç teslim alanına merdivenlerle inilerek ulaşılabiliyor. Bu işlem sırasında iç ve dış mekanın birbirine karışması veya aralarındaki geleneksel ayrım işlevsel düzeyde somut hale geliyor.

BMW Welt’in bir diğer önemli işlevini yerine getiren bölüm ise Forum. Kuzey kanadına konumlandırdığımız bu alan işlevsel bağımsızlığın en üst derecesi ile görsel ve mekansal bütünleşmenin çarpıcı bir şeklini sunuyor bizlere. Forum’un merkezinde 800 kişilik bir dinleme salonu (oditoryum) var. Hidrolik platformlarla donattığımız dinleme salonu BMW yıllık finansal basın bilgilendirme konferanslarından klasikleşmiş oyunlarına kadar pek çok farklı aktivite için kullanılabiliyor. Sahne genişliği boyunca zemine gömülü hareket edebilen bir kapı sayesinde Forum, daha büyük ölçekli organizasyonlar için Hall(hol) kısmına açılarak büyüyebiliyor. Forum kısmında dikkat ettiğimiz nokta ise ses oldu. Oditoryum akustik açıdan “mekan içinde mekan” olarak tanımlayabiliriz. Hareketli kapı kapalı iken oditoryumdan Hall’a hiçbir şekilde ses geçmez. Tabii aynı şey tam tersi için de geçerli. Bu özelliği ile işlev açısından farklı olaylar eş zamanlı olarak yürütülebiliyor. Tam donanımlı bir konferans alanının da bulunduğu Forum’da bu alan hareketli duvarlarla farklı aktiviteler için bölünebiliyor. Görünmeyen kısımda ise yani zeminin altındaki katlarda kamyon yükleri için indirme-bindirme alanları, mutfaklar, soyunma odaları, tercüman kabinleri, depolama alanları, servis odaları gibi yerler mevcut. Zaten genel olarak yer altı şebekesine ayrı bir önem verdik. 4 katlı 600 araçlık bir park yerinin yanı sıra restoranlarında tüm lojistik ihtiyaçları yeraltındaki mekanlardan sağlanıyor. Dördüncü tematik bloğumuz olan Tower, binanın olimpiyat stadını gören güneydoğu kısmında kelimenin tam anlamıyla çok fonksiyonlu bir alan olarak yer alıyor. Tıpkı Forum gibi, Hall’a açılan iç odaların yanı sıra teras ve iç mekan yürüyüş alanlarını bu alana uyguladık. 2 büyük restorana ek olarak, sergi alanı, dükkanlar, idari ofisler ve Junior Campus dediğimiz gençlere ve çocuklara yönelik bir alan mevcut. Beşinci ve son tematik bloğumuz, binadan belirgin bir çıkıntı yaparak güçlü ve dinamik formuyla göz alıcı bir karaktere sahip, çatının ana dayanak noktalarından biri olan Double Cone (Çift Koni). Az önce bahsettiğim işlevsel çokluk ve yapılardan kesinlikle daha az etkileyici değil. Sahne, yeme içme tedarik eden bir yeraltı şebekesi, dönen platformlar, konser, sergi, talk show gibi organizasyonlar için hazır bir altyapı… Kısacası burası da tam donanımlı bir alan. Tüm bu yapılar, Çift Koni’den çıkan ve serbestçe yüzüyormuş hissi veren bir çatıyla örtülmüş ve içinden geçilebilen heykel formunu alıyor ve dahası bu yapılar mekanı birçok alt bölüme ayırıyor. Çift Koni’yi şekli itibariyle fırtınalı bir havada oluşan hortum gibi düşünürsek, çatı süzülen bir bulut şeklini alıyor. Yapının içindeki Forum, Tower, Double Cone gibi tüm halka açık alanları hafif br köprüyle birbirine bağladık. Sütun kullanmak istemediğimiz için köprüyü tavana asarak tutturduk. Köprünün işlevsel ve şekilsel konseptini dışarı doğru uzatarak Lerchenauer Caddesi’nin üzerinden geçirip yolu karşısındaki diğer BMW binalarına (genel merkez ve müze) kadar uzattık. Böylece aşağıda akan trafiğe herhangi bir müdahalemiz olmadı.”




 
https://showroom-kiev.com.ua

https://showroom-kiev.com.ua

http://www.ukrterminal.kiev.ua/