Design Turkey 2017 Ödülleri

KP

8 Kasım'da İstanbul Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı'nda gerçekleşen Design Turkey Ödül Töreni'nde, "Ürün Tasarımı" ve "Kavramsal Tasarım" olmak üzere iki farklı dalda kazananlar; ödülleri ile buluştu.

Ödüllendirenlerin Bakış Açısından...

Kavramsal Tasarım Ödüllü projelerin, endüstri sektörüne katkıları...

Kavramsal tasarımlar, firmaların gelecek projeksiyonlarını oluşturmada yol gösterici rol oynar. Mevcut olanaklarla üretilemese bile, kavramsal projenin yönlendirmesi ile yenilikçi üretim teknolojilerinin geliştirilmesine katkı sağlar. Kavramsal projeler, farklı fikirlerin gelişmesine yardımcı olur. Bu bağlamda profesyonel ve öğrenci düzleminde kavramsal proje üzerinde çalışmak bir anlamda gelecek planlarını belirleyici alıştırmalardır.

Dünden bugüne Design Turkey'e katılım süreci...

2008 yılında Türkiye’de bir ilk olarak başlayan organizasyonda herkesin aklında sorular vardı. "Bu organizasyonun tasarıma katkısı ne olacak, devamlılığı olabilecek mi?" gibi. Ancak yıllar içinde üretim, ihracat yapan ve tasarıma değer veren firma sayısında artışla; özellikle Design Turkey Ödülleri'nin bilinirliği ile doğru orantılı olarak gelişme gösterdi. Firmaların sadece yurt dışı tasarım ödüllerini takip etmediklerini, Design Turkey ödül sistemini de yakından takip etmeye başladıkları geri bildirimi alınmaya başlandı.

2008 yılında iki yılda bir düzenlenmesi planlanarak başlayan organizasyonun 2017 itibariyle her yıl tekrar etmeye başlaması ve katılımcıların heyecanı bir anlamda Design Turkey organizasyonunun kendini fazlasıyla ispat ettiğini göstermektedir.

2016 yılı itibariyle Design Turkey katılımcılarının Japonya’da düzenlenen ve dünyanın en prestijli tasarım ödül sistemi olan Good Design’da ilk aşamayı atlayarak katılım sağlamaları konusunda varılan anlaşma doğrultusunda, 2017’de Japonya’da 2016 Design Turkey Ödülü sahibi Ataman Özdemir, Good Design Ödülü'nün sahibi oldu. Bu tür haberler de Design Turkey sisteminin dünyaca tanınırlığı açısından kayda değer bir yol kat ettiğini göstermektedir.

Genel hatları ile Design Turkey 2017...

Design Turkey organizasyonu ilk kez bir yıl ara ile gerçekleştiği için nasıl bir katılım olacağı konusunda genel anlamda belirsizlikler bulunmaktaydı. Ancak başvurular zamanlamanın doğru olduğunu ve organizasyonun tekrarı için iki yıl bekleme gereğinin olmadığını gösterdi.

Bu yıl özellikle kavramsal tasarımlardaki artış öğrenci / profesyonel tasarımcıların organizasyona verdiği önemi göstermektedir. Ayrıca İhracatçı Birlikleri'nin açmış olduğu tasarım yarışmalarının katılımcılarının Design Turkey’de de şans elde etmeleri, etkinliğin bilinirliğinin ulusal boyutta ne kadar arttığını göstermektedir.

Design Turkey 2017’de "Design Week" beraberinde, ancak Design Week’in gölgesinde kalmadan başarılı bir organizasyon gerçekleştirdi. Üniversitelerin, profesyonellerin, ihracatçıların ilgisi eksilmeden; artarak devam etmekte olduğu gözlemlendi. 
 
Design Turkey İcra Kurulu Üyesi
Fatma Filiz Özsuca
 
Ödüllendirilenlerin Bakış Açısından...



Ödüllü tasarımın kreatif süreci...

Tasarladığım ürün; antep fıstığının doğal ambalajının, yani kendi kabuğunun formunu kullanarak şekil / renk olarak yansıtan sade bir form önerisi. Çıkış noktası mümkün olduğu kadar sade ve rafine, bir yandan da üretimi basit bir ambalaj.

Minimum üretim maliyeti ile saklayacağı ürüne özel, heykelsi bir ürün yaratabilmek için uzun süre A4 kağıtlarla uğraşarak kesip biçmeden; formu sadece kat yerleriyle gösterecek biçimde, biraz da renklerin yardımıyla düşük poligonlu bir antep fıstığı formu elde ettim.

Hedef kitlenin görmekten hoşlanacağı ve görünüşüyle uzaktan fark edilecek, kuruyemiş reyonunda göze çarpacak “ürünü anlatan” bir ambalaj tasarlamaya çalıştım. Bir yarışma projesiydi ve karşımda gerçek bir müşteri olmadığı için marka yerine ürün kimliğine odaklanabilme rahatlığını kullandım. Ürünün sadeliğini ön planda tutup grafiğin formun önüne geçmesinden kaçındım. Belirgin kütleselliği olan sağlam bir ambalajım oldu.

Tasarımın fonksiyonelliği ve endüstri sektörüne katkısı...

Karton - alüminyum kompozit malzeme sayesinde ürün; dış etkenlerden korunarak tazeliğini uzun süre koruyacak, ayrıca malzemenin kalınlığı formun stabilliğini de sağlayabilecek. Kağıttaki doku sayesinde ambalaj tüketim sırasında elde de daha rahat tutulabilecek. Ayrıca geri dönüşüm için de çok uygun bir seçim olacak.
 
Katı formu, depolama için de avantaj sağlayacak. Ambalajın nakil ve depolamasında bir hacim kaybı olacak gibi algılanıyor, ama baş aşağı dizilen ikinci kat ile kayıpsıza yakın bir şekilde depolama mümkün olacak.
 
Tasarımımın hem pratik, hem fonksiyonel; hem de ürüne özel, tasarımcı elinden çıkmış bir ambalaj örneği olarak katkı sağladığını düşünüyorum.
 

Ödüllü tasarımın kreatif süreci...

Ambalaj ve Hızlı Tüketim Ürünleri alt kategorisinde Kavramsal Tasarım Ödülü aldığım bu ürün; çocuklara süt içme alışkanlığını eğlenceli bir şekilde kazandırmak amacıyla tasarlandı. Süreç, Alfa kuşağının dünyaya bakış açısını incelemem ile başladı aslında. Dünyaya teknoloji ile geldikleri için doğal olarak oyuncakları da teknolojik ürünler, akıllı telefonlar, tabletler; kısaca ekranlar diyebiliriz. Fiziksel oyuncaklardan daha çok dijital oyuncakların onlar için daha ilgi çekici olmasından hareket ile etkileşimde olduğu günlük objeleri ele almaya ve onları oyunlaştırmaya çalıştım.

Özellikle 4-8 yaş aralığı çocukların fiziksel gelişimi için çok önemli bir yaş aralığı. Günlük 500 ml süt tüketmeleri gereken çocuklar için etkileşimde olabilecekleri bir süt şisesi tasarımı fikri beni çok heyecanlandırdı. Üzerine çalışmalarım sonucunda çocukların süt içtiklerinde kullandıkları ambalaj ile boylarını ölçebilecekleri bir şişe tasarımı meydana geldi. Konsepti geliştirdikten sonra üretim ve kullanım detayları üzerine de çalıştıktan sonra jüriye daha iyi anlatabilmek adına iki ve üç boyutlu tasarımlar gerçekleştirdim. Tasarımın en önemli kısmı olan kullanıcı testleri evresinde çevremdeki hedef kitle yaş aralığındaki çocuklar ile ürünü küçük çaplı olsa da denemek ve onların ilgisini görmek beni ödülden daha çok mutlu etti diyebilirim.

Tasarımın fonksiyonelliği ve endüstri sektörüne katkısı...

Ülkemizde son yıllarda çok fazla tasarım yarışmaları düzenlenmeye başlandı. Son iki yıldır ben de yarışmaları çok yakından takip etmeye başladım. Birçok farklı alanda yarışmalara katılıp dereceler aldım. Design Turkey’e katıldığım bu ürün, aynı gün İMMİB bünyesinde düzenlenen Ambalaj Tasarım Yarışması'nda "Plastik Ürünler" kategorisinde birincilik derecesi aldı. Aynı günde iki yarışmadan da ödül almak bu ürünün geleceği için inancımı artırdı. Beklentim, takdir gören bu ürünün üretilip hayata geçmesi ve kullanılması. Design Turkey etkinliğinde pafta olarak sergilenen ürünün, gelecekteki etkinliklerde maketleri ile sergilenmesi beni çok mutlu eder. Şu an pazarda gördüğümüz ürünler arasında formu ve kullanım sonrası senaryosu ile farklılaşan bir ürün olarak gördüğüm bu ürün, umarım sadece yarışma paftasında kalmaz.
 

Ödüllü tasarımın kreatif süreci...

Ödül alan tasarım, Durmazlar Makine’nin mevcut makine tasarımlarındaki görselliğinden yola çıkarak, marka algısının ve çizgisinin bir üst seviyeye çıkarılması amaçlanarak yapılmıştır. Buradan yola çıkıldığında beklenebilecek genel algı daha abartılı, kaslı ve gösterişli formlar ortaya çıkarmak olabilirdi ancak tasarım alanında yaygınca bilinen ve aslında yaşamın her alanında kullanılabilen  bir kavram olan “Less Is More” (Az Çoktur) bu tasarımın başlangıcı olmuştur. Bu sebeple görsel parçalarda üretim yöntemleri de göz önüne alınarak tamamı kapalı ve sade bir yapı hedeflenip, eskizden üç boyutlu modele kadar çalışma bu hedefte tamamlanmıştır.

Tasarımın fonksiyonelliği ve endüstri sektörüne katkısı...

Bu tasarımda güvenlik ve müdahale edilebilirlik ön plana çıkmıştır.  Makine endüstrisinde endüstriyel tasarımdan giderek daha fazla faydalanılmaktadır.  Buna karşın birbirinin benzeri tasarım anlayışlarını da görmeye başladığımız bu sektörde "Durma AD Bendline", yukarıda belirtilen tasarım şekli ile sektörde endüstriyel tasarım çalışmalarının daha okunabilir temele dayanmasını ve tasarıma olan ilginin artmasını sağlayabilir.



Ödüllü tasarımın kreatif süreci...

"Dome", 6. Doğal Taş Tasarım Yarışması, "Dekoratif Ürün" kategorisi için tasarladığım bir projeydi. Yarışmaya hazırlanma sürecinde, önceki kazanan ve katılan projelere bakıp nelerin yapılmadığına odaklandım. Bu incelemenin üstüne tasarıma ihtiyaç duyan ve doğal taşın şekillendirebileceği, objeler odaklı bir market araştırması yaptım. Bulduğum fikirlerin arasından, diğerlerinden daha az işlenmiş bir konu olduğunu düşündüğüm sinek kovucu tütsü haznesiyle devam etmeye karar verdim. Fikri fiziksel olarak biçimlendirme sürecinde ise içinde büyüdüğüm ve anılarımı oluşturan kültüre ait öğeler kullanmak istedim. O yüzden Türk hamamının hem görselliğini hem de temizleme görevini, Dome’un havayı sineklerden temizlemeye yardımcı olan fonksiyonunu tasarlarken bir metafor olarak kullandım. Ürünün kullanım esnasında deliklerinden çıkan dumanla, hamamın kubbesindeki deliklerden yükselen sıcak hava buharı algısını yaratmayı amaçladım.

Tasarımın fonksiyonelliği ve endüstri sektörüne katkısı...

"Dome", dış mekan kullanımı için tasarlanan bir ürün. Dekoratif bir obje olduğu için görsel anlamda fiziksel fonksiyonuna daha fazla önem gösterdim yaratım sürecinde. Yine de amaçlanan, tütsüyü güvenli şekilde barındırma ve dumanı çevreye yayma görevini iyi bir şekilde yerine getirdiğini düşünüyorum.
Benim düşünceme göre sektöre katkısı, çoğunlukla tasarlanan dekoratif objelerin dışında kalan diğer ürünlerinde tasarlanabilecek olduğunu hatırlatması ve doğal taşın kullanım alanını genişletme potansiyeli olmasıdır. Ayrıca Türk tasarımının şekillendirdiği ürünlere iyi bir örnek olabileceğini düşünüyorum. O bakımdan Design Turkey 2017 Kavramsal Tasarım Ödülü'ne layık görülmesinden mutluluk duyuyorum.

Ödüllü tasarımın kreatif süreci...

Karabük Üniversitesi’nde son sınıftayken Endüstri Ürünleri Tasarımı Bölümü olarak Şişecam Cam Ambalaj Grubu ile çalıştık. Öncelikle gıdaları ve ürünleri analiz ederek çalışılması gereken ürün gruplarını irdeledim. Problem çözme odaklı ilerlemek istiyordum ve sürekli araştırıyordum. Bu araştırmalar sonucunda sütün yeteri kadar tüketilmediği ve çocukların sütü sevmediği bulgularına eriştim. Ayrıca çocukların, daha ufak yaşlarda cep telefonu, bilgisayar ve internet ile ilgilenmeye başladıkları; bedensel ve ruhsal gelişimleri için oyuncaklarla oynamaları, fiziksel aktivitelerde bulunmaları gerektiği bilgilerine erişince bu iki problemi ortak olarak çözümlemeye odaklandım. Kullanıcı kitlemi ve yaş aralığımı 5-12 yaş çocuklar olarak belirledim. Piyasada var olmayan, merak uyandıran eğlenceli bir ambalaj tasarımı olmalıydı. Birçok eskiz, birçok deneme, birçok mock-up… Sonunda çikolatalı, muzlu ve çilekli olmak üzere üç farklı süt çeşidi ile "Luluğ"yu tasarladım.

Tasarımın fonksiyonelliği ve endüstri sektörüne katkısı...​

"Luluğ", çocuklara süt içmeyi eğlenceli bir aktivite haline getirmeyi hedefleyen cam ambalaj tasarımıdır. Üç ara renk, üç ana renkten oluşan dinamik bir kapak tasarımı, şirin ve çocukların ilgisini çeken logo tasarımı ile rafta diğer ürünlerden farklı olmasını hedefledim. Cam, ambalaj olarak sağlıklı fakat çocuklar için tehlikeli bir materyaldir. Bu yüzden çocuklara sütü cam ambalajda sundum fakat ilgilerini kapağa çekerek onları sütü tükettikten sonra ambalajdan oldukça hızlı bir şekilde koparmayı amaçladım. Renkli kapakların altında alfabemizin 29 harfinden biri bulunuyor. Çocuk, Luluğ’yu satın aldığında kapağının altından çıkan harf ona sürpriz oluyor ve kapakları bir araya getirerek kelimeler, cümleler oluşturabiliyor. Ayrıca küçük yaşta olan çocuklar için bir araya gelebilen kapaklar soyut - somut şekiller de oluşturabiliyor ve çocukların el - göz koordinasyonlarına, zihinsel ve fiziksel aktivite oluşturarak gelişimlerine yardımcı olmayı hedefliyor. Fakat kapakların birbirini tutabilmeleri için en az üç adet kapağın bir araya gelmesi gerekiyor. Böylece çocuklar veya ebeveynler sürekli olarak bir satın alma eylemi gerçekleştirebiliyor.

Luluğ'yu hem Design Turkey 2017 hem de endüstri sektörüne yeni bir soluk olarak görüyorum. İki büyük problemi, form ve grafik ile çözümleyerek başarılı bir ürün tasarladığımı düşünüyorum. Luluğ, çocuklar için eğlenceli bir besin kaynağı olurken, üretici firma lehine kullanıcının sürekli olarak satın alma eylemi gerçekleştirmesini hedefliyorum.


Ödüllü tasarımın kreatif süreci...

Dünya çapında herkes tarafından en çok kullanılan ürünlerdir belki tuvaletler. Buna rağmen ne klozet, ne hela taşı; ikisi de ihtiyacı tam anlamıyla karşılayamıyorlar. Birisi hijyen ve konfor noktasında sınıfta kalırken diğeri sağlıklı ve kolay bir deneyim sunamıyor. Bu konuda birilerinin artık yeni bir şeyler yapması gerektiğini düşünürken “O kişi neden ben olmayayım?” dememle başladı süreç.

Önce uzun bir çalışmanın ardından malzemesiyle, formuyla, kullanım şekliyle tamamen yeni ve farklı bir ürün çıktı ortaya. İlk önce onu gönderdim Design Turkey 2017’ye. Bu arada yaptığım istişareler konu üzerinde düşünmeye devam etmeme sebep olmuştu. Son başvuru tarihine az bir süre kala ödül alan tasarım fikri ortaya çıktı. Çok daha yalın ve pratik bir fikir; hem imalatçı için ek külfetler getirmeyen, mevcut klozetlerle aynı malzeme ve imalat tekniklerini kullanan; hem de kullanıcının kullanım alışkanlıklarını kökten değiştirmeden aynı anda konforlu, hijyenik, sağlıklı ve kolay tuvalet deneyimi sunan bir ürün. Hızlı bir çalışmayla onu da yarışmaya gönderdim ve ödül bu ürüne nasip oldu.

Tasarımın fonksiyonelliği ve endüstri sektörüne katkısı...​​

Sağlıklı bir defekasyon için olması gereken pozisyonun çömelme pozisyonu olduğu artık bilim çevrelerince de bilinen ve anlatılan bir gerçek. Bunu sağlamak için Batı’da olduğu gibi klozetin altına sonradan yerleştirilen plastik bir basamağı veya bizde olduğu gibi hiç de hijyenik olmayan bir tuvalet seçeneği olan hela taşını kullanmaya mecbur olmamalıydık. “Yeni Nesil Klozet” gerektiğinde çömelme pozisyonunu almayı sağlayacak form ve fonksiyonda bir ürün.
Bu ürünün ödül almış ve sergilenmiş olmasının gözümde önemli faydalarından biri de bu konuya dikkat çekmesi, farkındalık oluşturması oldu. Elbette dilerim ki ürün beğenilsin, üretilsin, kullanılsın. Ama bunların hiçbiri gerçekleşmese dahi bu üründen yola çıkan bir tasarımcının konuyu ele alıp bu sorunu çözecek daha iyi bir ürün ortaya çıkaracak olması ihtimali benim için yeterli.

Her halükarda böyle bir ürüne dünya çapında ihtiyaç var ve sorunu Türkiye’den bir tasarımcının çözmesi, sorunu çözen ürünün de Türkiye’den tüm dünyaya ihraç edilmesi, yerli üreticilerimiz ve ülkemiz adına muazzam bir katma değer demek olacaktır.
 
yarema.ua/curtaine/gotovye-lambrekeny

yarema.ua

у нас yarema.ua