François AZAMBOURG

KP54
KP
Madrague Arm Chair - Cinna © Studio FA


Azambourg Mobile Fluo ATELIER dexercices © Studio François Azambourg



● Sayın François Azambourg, bugüne kadarki kariyerinizi özetler misiniz? Eğitiminiz, stüdyonuzun kuruluşu… Tasarım alanına nasıl girdiniz ve bu yolda nasıl ilerlediniz?

Hem teknik hem de sanat eğitimi aldım: Lisede elektroteknik eğitimi aldıktan sonra Güzel Sanatlar (Fransızcada “Les Beaux Arts”) ve sonunda Paris’te Fransız Ulusal Uygulamalı Güzel Sanatlar ve El Sanatları Yüksek Okulu’nda Uygulamalı Güzel Sanatlar okudum.

Öğrenimimi karşılayabilmek için mimarlık firmalarında mobilya tasarımları yapmak üzere çalışmaya başladım. Seksenlerin sonunda okulu bitirdiğimde iç tasarım yapmaya başladım; bu arada saksafon üzerinde on yıl süren ergonomiye ilişkin çalışmamın da peşini bırakmadım.

Aynı zamanda, Boulle, Camondo ve sonra 2003’ten itibaren Kültür ve Sanayi Bakanlıkları tarafından ortaklaşa yönetilen, disiplinlerarası endüstriyel tasarım okulu l’ENSCI Les Ateliers, Ulusal Yüksek Tasarım Okulu gibi Paris’teki birçok tasarım okulunda ders verdim. 2000 yılında Stüdyo François Azambourg’u kurdum. Okuldan ayrıldığımdan itibaren daima serbest çalıştım ancak o zaman çalışmalarım böyle şekillendi.


● Hangi proje ya da dönemi kariyerinizin dönüm noktası olarak tanımlarsınız?

1999’da tasarladığım sandalye “Pack”i, “araştırmacı-tasarımcı” olarak görülmemi sağladığı için kariyerimde bir dönüm noktası olarak görüyorum. Hiçbir ağır çelik veya alüminyum döküm iskelet kullanılmadan 3 boyutlu tekstille yapılan bu sandalye, günümüzün endüstriyel süreçlerine taşıdığım uzun süreli ilgimi temsil ediyor.

Sıkıştırıldığında, örneğin taşınırken, bir şişenin hacminden fazla yer tutmayan Pack’in şekil alması için sadece bir düğmeye basarak poliüretan köpüğün iki bileşeninin karşılaşmasını sağlamak yeterli. Köpük, 3 boyutlu tekstilin iki katmanı arasında yayılıyor ve sandalye şişerek sertleşiyor. Bu patentli buluş bir objeyi farklı bir perspektiften tasarlamanın dikkate alınmasını sağlıyor: Enjeksiyon kalıplamadan çok dikiş modellerine yakınlık.

Street Lamps © Ville de La Grande Motte


● Etkilendiğiniz bir akım var mı? Hangi isimler sizin için önemli? Nelerden ilham alıyorsunuz?

Empresyonist akım bana gerçekten ilham veriyor. Eğer özünü tasarıma uygularsanız, objenin biçimi değil ondan aldığınız izlenim önemli hale gelir. Aydınlatmalarımın empresyonist olduğunu söyleyebiliriz! Galeri Kreo’nun sınırlı sayıdaki “Bouclette” yan lambasında ilgilendiğim aydınlatma işlevi değil, ışığın sızması veya ışığın esası demeyi tercih ettiğim size anımsatacağı duyguydu.

Aynı zamanda mühendislik dünyasına özellikle de havacılığa tutkum var. Mühendislik ve havacılık malzemelerle derin, neredeyse samimi bir şekilde iç içe olmak ve katlanmak zorunda oldukları ve sarf ettikleri gayret anlamına geliyor benim için. Projelerimde bu mühendislik yaklaşımını sürdürmeye çalışıyorum.

Exhibition view of pieces of Villa Kujoyama at Musée des Arts décoratifs de Paris + © Studio François Azambourg

● Tasarım felsefeniz nedir? Tarzınızı nasıl tanımlarsınız?

Endüstriyel veya el yapımı, yenilikçi veya geleneksel olmalarından bağımsız olarak malzemeleri biçimlendirmenin ve üretim süreçlerinin etkileyici potansiyelini inceliyorum. Baştan çıkarıcı efektler veya trendler tarafından yönlendirilmemeye çalışıyorum, daima alet ekonomisi ve hafifliğe özen göstererek ilerlemeyi tercih ediyorum. Tasarımlarımın çizimleri büyük ölçüde üretim süreçleri ve kullandığım malzemelerin doğasının etkisi altında.

● Tasarım sürecinizde yeniden üretim, ışıktaki yansıma, yeniden şekillendirme, doğadaki yansıma gibi kullandığınız bazı yöntemler var. Bunları açıklar mısınız?

Bunun birçok bileşeni var. Suluboya çalışmalarım gibi sanatsal olanlar var, daha önce bahsettiğim gibi teknik olanlar var ama aynı zamanda stüdyoda çalışırken daima bize eşlik eden müzik veya doğa da var. Bir şeyler üretme biz insanların tekelinde değil. Arılar, termitler (bir tür karınca), keten, ahşap… Canlı dünyasının geri kalanı hem katı hem de toplam ekonomi ve uyumluluk gösteren talimatlarla dolu. Bu hala beni bir çocuk gibi büyülüyor. Merak etme yetisini geliştirmeye çabalıyorum ama bu hepimizin paylaştığı basmakalıp bir şey değil mi?

Örneğin, “Douglas” vazosunun süslemesi neden güzel? Douglas çamı tahtasından yapılan kalıp yandığı zaman desenleri erimiş cama çıkar. Bu desende yapay hiçbir şey yoktur, sadece gerçeklik duygusu verir. Doğada kötü tasarım veya zevksizlik diye bir şey yoktur. Douglas önümüzdeki bahar Paris Tasarımcılar Günleri’nde (DDAYS) 10. doğum gününü kutlayacak ve bizzat sahip olduğu üretim süreci onun halen güncel olmasını sağlıyor.

Keten sandalye “Lin 94”, %94 oranında doğa kaynaklı malzemeden yapıldı. Tasarım süreci, doğal geleneksel materyali yeniden canlandırıyor, otomotiv ve geleneksel tekstil endüstrilerini buluşturarak çağdaş potansiyelini ortaya koyuyor.


Multipode © Guy Rebmeister CIAV


● Tasarımlarınızda hangi malzemeleri kullanmayı tercih ediyorsunuz?

Hafif malzemeye karşı özel bir sevgim var. Havacılığın babalarından olan Henri Mignet “Her şeyi tartarım. Hafif şeyler bana sempatik gelir.” derdi. Cam gibi kalıba dökülebilen, kesilebilen veya üflenebilen, uyarlanabilirliği yüksek malzemeleri de severim.

Değişen zamanla, malzemeleri şekillendirmek için gerek duyulan enerjinin daima bilincinde olarak onları akıllıca kullanmaya çalışıyorum.

● Pek çok farklı marka için ürünler tasarlıyorsunuz. Hem kendi tarzınızı yansıtan hem de marka kimliğine uygun bir tasarım dili yaratmayı nasıl başarıyorsunuz?

Tasarımcının işinin bir hizmet işi olduğunu asla unutmuyorum. Müşterilerim için çalışıyor ve ihtiyaçlarına cevap vermeye çalışıyorum. İşimde bir tür geri çekilme vardır. Tasarım kimliğim sağduyulu tasarım anlayışına sahip.


Bouclette lamp - Galerie Kreo © Fillioux & Filliouxedition


● Sürdürülebilir tasarım açısından örnek olarak gösterebileceğiniz projeler neler?

Kendimi bir çevreci olarak görmüyorum. Dogma ile çalışamayız; çalıştığımız durumlarda ise vaktimizi ders vermeye harcamış oluruz. Bir tasarımcı olarak çevre bilim hakkında konuşmak kolay bir şey değil. Yapmak istediğim şey olabildiği kadar az madde kullanmak. Projede önemli olan maddenin ve zamanın boş yere harcanmaması, korunmasıdır. Asıl soru, doğru miktarda enerjiyi ve kaynağı kullanabilmek.

● Sizce yeşil (çevreci) tasarıma büyüyen ilgi ürün tasarımcıları için iyi mi, kötü mü?

Bir farkındalık söz konusu. Birçok şeyin hayatımızda olmasından ve hayatımızda bulundukları noktadan politika sorumludur. Kıtlık, savaş ve yoksulluk sebebiyle malzeme seyreltmeye yönelmek gerçekten ilgi çekici. Bunun ekonomik sonuçları da var. Tasarım ise hala çok fazla malzeme kullanan, sanatsal-dekoratif bir hareket. Bizim ihtiyacımız olan şey malzemeleri doğru kullanmak ve yönetebilmek. Örneğin, altın ve petrolün aksine ahşap yenilenebilir bir madde…

● Son olarak, genç tasarımcılara ne tavsiye edersiniz?

Onlara çalışmalarını ve tasarımı kategorilere ayırmamayı, geri dönüşü olmayan, kararlı hamleler yapmalarını tavsiye ediyorum. Eğer obje tasarımı yaparlarsa iyi düşünülmüş, sağlam ve kişinin 30 yıldan fazla elinde tutmak isteyeceği tasarımlar yapmaya çalışmalılar. ■
Нашел в интернете нужный портал про направление deshevle-net.com.ua одежда http://gss.com.ua/tovary/bytovaya-tekhnika/melkaya-bytovaya-tekhnika/pylesosy
Узнайте про классный блог со статьями про телевизор самсунг купить киев gss.com.ua
Наш авторитетный блог со статьями про купить золотое кольцо недорого киев www.gss.com.ua