Mimariden Detaya Sergei TCHOBAN

KP
"Mimariden Detaya" Konferansı’nı vermek üzere Yapı-Endüstri Merkezi organizasyonuyla Türkiye’ye gelen ödüllü tasarımcı mimar Sergei Tchoban ile tasarımları üzerine konuştuk. 'Ünlü Romalı mimar ve yazar Vitruvius’un deyimiyle ölçek, mimarinin üç temel ilkesine göre ölçülür: Dayanıklılık, Değer ve Biçim. Önemli olan son ürünün büyüklüğü değil, insanlarla, onların istekleri ve kaygılarıyla ne şekilde ilintili olduğudur.' diyen Tchoban, konferansta mimari yapılarda ve mimari ürünlerde detayların ana temalar üzerindeki önemini vurguladı.
Banyo mimarisi hakkında ne düşünüyorsunuz? Banyoda altın oran nasıl olmalıdır?

Sergei TCHOBAN: Banyoda kullanılacak her türlü objeyi birlikte düşünmek gerekiyor. Zemin, duvarlar, kullanılan malzemeler hepsi birbiriyle bir takım oluşturuyor. Banyonun yaşama alanına yakınlığı da estetiği etkileyen farklı bir unsur. Otel, ev, müstakil evler, iş yerinde mi kullanılacak, ya da cam kaplama, açık veya
kapalı bir mekân mı olacak, alanda kayan kapılar mı kullanılacak bunların hepsini göz önünde bulundurmak gerekiyor. Ayrıca banyo mobilyaları da çok önemli bir unsur. Artık bir duvara yaslanmış ya da monte edilmiş mobilyalardan bahsetmiyoruz. Günümüzde özgür kompozisyonlar söz konusu. Tıpkı oturma odanızın mobilyaları gibi; raflar, raf üniteleri ve dolaplar tek başına ayakta durabiliyor ve hareket edebiliyorlar. Böylelikle istediğiniz şekilde konumlandırabiliyorsunuz.

Tasarımlarınız abartıdan uzak, sade bir kimliğe sahip. Sadelikle modayı yeniden yorumluyorsunuz diyebilir miyiz?

Sergei TCHOBAN: Evet dediğiniz doğru. Bu banyo mobilyalarını lüks olmalı diye tasarlamadım. Bu tasarımlar hep hayal ettiğim, böyle olmalı diye sürekli aklımdan geçirdiğim tasarımlardı. Aslında önceden yapılması gerekiyordu. Rahat ve sadelik ön planda olmalıydı. Bazen satın aldığınız heykeli ya da süs eşyasını nereye koyacağınızı bilemezsiniz. Bu sebeple tasarladığım ürünlerin her yere uyabilecek tarzda olmasına dikkat ettim. Böylelikle banyoyu kullanan müşteriler, taşınsalar bile tıpkı mobilyalarını taşıdıkları gibi banyolarını yanlarında götürebilecekler.

Sunumunuzda modern mimarinin sorunlarından bahsettiniz. Günümüzde modern mimarinin sorunları devam ediyor mu?

Sergei TCHOBAN: Bence modern mimariyle ilgili problem geçtiğimiz yüzyılın ortasından beri devam ediyor. Nerdeyse 62 yıldır bu problemle yaşıyoruz. Modern mimarinin en büyük sorunu artık uzun yaşayabilen objeler olmamaları. 1950’lerin 1960’ların eserlerine baktığımızda birçoğu günümüze kadar gelememiş. Bu tabi ki çok büyük bir kayıp. Şehirlerin mimarisi olması için kültür katmanları olması gerekiyor. Mimarilerle birlikte kültürler de kayboluyor. Aslında günümüz mimarisi sergi mimarisi gibi pavilion bir mimari tarzı. Mimaride önemli olan kalıcılığını sağlayacak yüksek kaliteye ulaşabilmek olmalıdır. Güzel yaşlanan binalara ve ürünlere sahip olmalıyız. Nasıl bir evin mobilyaları şık ve güzel görünmeyi hak ediyorsa, şehir de kendi evini süsleyen şık mobilyalarla donatılmak ister.

Hem Alman hem de Rus bir mimar olarak hangi kültür tasarımlarınızı daha çok etkiliyor?

Sergei TCHOBAN: Almanya’ya göç ettiğimde 29 yaşındaydım. İlk deneyimlerimi ve eğitimimi Rusya’da tamamladım. Almanya ise benim için daha farklı bir konumda. Yüksek kalitede inşaat yapabiliyorsunuz ve tasarladığınız şeyleri hayata geçirebiliyorsunuz. Bu nedenle Almanya da benim için büyük bir okul oldu. Hangi taraf
daha etkili oldu diye soracak olursanız, St. Petersburg’ta doğduğum için Rus kültürü etkili oldu diyebilirim. Ancak Almanya bana bu fırsatları sunmasaydı, bunları hayata geçirmem mümkün olmayacaktı.

Sergei Tchoban’ın genç tasarımcılara mesajı ne olabilir?

Sergei TCHOBAN: Kendime ve tüm insanlara her zaman söylediğim bir söz vardır. Tasarımları yaparken insanlara yakın durmak onları anlamak önemlidir.

KP 24