Önder KÜÇÜKERMAN

KP44
KP

Endüstriyel Tasarım açısından 2014...
Öne çıkanlar, farklılıklar...
2015 için öngörüler...

2014’e dair...

Son dönemde endüstri tasarımı alanı için onca çaba sarf edildi, paralar harcanıp, ödüller verildi, hükümet kararları alındı fakat tüm bunlara rağmen 2014 benim beklediğim kadar iyi geçmedi. Neden iyi geçmediğini analiz etmek gerekirse durum şudur: Endüstri tasarımı eğitimindeki politikalarda ciddi bir değişiklik olması gerekiyor. Üniversiteler bu eğitimi artistik bir eğitim olarak görülüyor. Halbuki bu, sadece sanatsal bir işin eğitimi değildir. Eğitim sistemlerinin içine insan güvenliğinden, yasalara ve hatta uluslararası koşullarla yarışmaya kadar çok başka şeyleri de ilave etmek gerekir. Tabii bu durum yine ülkenin gerçekleriyle yakından ilişkilidir. Bugün bazı sanayi şirketleri kendilerine başvuran endüstri tasarımcılarının arka planlarına bakıyorlar ve bu sözünü ettiğim faktörleri eksik buluyorlar. Bu yüzden bir ürün yapacakları zaman “Ben bu ürünü İngiltere’de ya da Çin’de tasarlatırım, garantili olur.” diyorlar. Sonuçta, Türk tasarımcısına karşı bir güvensizlik ortaya çıkıyor. Eğer durum böyle olmasaydı, çevremizin Türk tasarımcıların imzası olan binlerce ürünle dolması gerekirdi. Gerçekçi bir şekilde bakacak olursak olumlu gelişmeler bir miktar giyim sektöründe var, bir miktar elektronik ve ev eşyalarında var, o kadar.

Ortada büyük bir faaliyet var fakat sonuç yok. Bunun nedeninin iyice araştırılıp bir çözüm bulunması gerekiyor ama benim görüşüm eğitim kurumlarında yapılan eğitim sisteminin büyük kısmının hayatın gerçekleriyle çok fazla iç içe olmaması. Bu demektir ki, bir öğrenci bir plastik kalemi bile tasarlarken bunun kalıbının 300-400 bin lira olduğunu bilmeden onu tasarlayamaz. Hiçbir şirket 300-400 bin liralık bir kalem kalıbı yapıp sonra “Bu olmadı biraz daha uzun olsa daha iyi olur.” diyemez. Dünyanın hiçbir yerinde “Ben ürününüzü pahalılaştırdım ama daha güzel yaptım.” diyeni şirketlerinde tutmazlar. Onun için Endüstri Tasarımının bence şifreli adı Cost Reduction’dır. Yani fiyat rekabeti elde etmektir. Pahalılaşarak rekabet elde eden tasarlanmış herhangi bir ürünü görmüyoruz. Çin’in ve Kore’nin kullandığı metot da budur: Ucuzlaştırarak rekabet etmek. İsterlerse en iyi kalitede yapıyorlar, isterlerse daha kötü kalitede çalışıyorlar ama hepsini üretiyorlar. Bütün yüksek teknolojili ürünlerin Asya’da yapılıyor olduğunu unutmamak lazım. Çin kötü değildir. Hiçbir zaman da kötü olmadı, sadece gerekeni, ihtiyaç neyse onu yapıyor. Şu anda bizde gördüğüm durum ise; tasarımın şıklık, hoşluk yani popüler olma çabası haline geldiğidir. Tomarla ödül kazanmış tasarımcılara bakıyorum, üretilmiş hiçbir ürünü yok. Ortada sadece ödül var. Asıl yapılan büyük yanlışı bu gösteriyor. Maalesef son döneme mutlu bakamıyorum ama bu sadece Türkiye için geçerli bir durum değil. Dünyanın en önemli otomobil şirketlerinin sorunlar yaşadığını; koskoca şirketlerin tüm serilerini yenilemek zorunda kaldığını her yerde görüyoruz. Bu Türkiye’ye ait özel bir hastalık değil. Sadece Asya eski oyunu bozdu.

Rüstem Paşa Medresesi Öğrenci Yurdu Odadan

2015 için...
Dünya ile yarışabilecek bir tasarım eğitimi olmadıkça gelecekte bu alanda yeterli oranda başarılı olma ihtimalini görmüyorum. Güneydeki bir Üniversite birkaç sene önce Suriye - Türkiye kardeşliği üzerine büyük bir kuyumculuk tasarım projesi yürüttü. Şam ile Gaziantep arasında dev gibi bir projeydi bu. Suriye ve Türkiye bayraklarıyla bir araya getirildi. Proje için paralar sarf edildi, aylarca belki yıllarca uğraşıldı ve bir sürü kuyumculuk örnekleri yaratıldı. Sonra bir anda Suriye Savaşı çıktı. O iş için dökülen paraları, emek sarf eden insanları bir düşünün. Demek ki o gerçek değil politikti. “Kuyumculuk endüstrisi Suriye ve Türkiye arasında bir kardeşlik projesini istiyor mu istemiyor mu?” Büyük ihtimalle bunu kimse sormadı. Bu demek oluyor ki politikanın tasarımı yönlendirmesinin maliyeti bunu yapanlardan çıkar.

Vaktiyle Türkiye’de bir şirket Japonya’ya kapağı plastik olan bir tuzluk ihraç etti. Sonrasında Japonya’dan gelen bir yazı; tuzluğun plastik kapağının gümrüğe girmeden analiz edildiğini ve ülkeye giremeyecek malzemeden olduğunu söylüyordu. Şirket aynı zamanda tuzlukların orada tahrip edildiğini, bunun faturasının da gönderildiğini ekliyordu. Türkiye’deki şirket, Japonya ve Türkiye’de kullanılan plastik ham malzemeyi yapan Alman firmasına durumu yansıttı. Onlardan gelen cevap da “Bugüne kadar sizin kullandığınız kurallar Japonya’da defalarca değiştirildi.” Türkiye’deki şirketin bundan haberi yoktu. Japonya’nın kullandığı plastiğin Türkiye’de kendi kullandıkları plastikle aynı olduğunu zannediyorlar ama Japonya durumu ciddiye alıyor. Tasarıma güzel, çirkin diye bakmıyor. Gümrük kapısında analiz ediyor. “Bu plastik bu ülkeye girer mi?” diyor. Dolayısıyla bu işler o kadar kolay değil. Eğitime çok başka şeylerin girmesi gerekiyor. Bana göre 2015 için öncelikle ele alınacak unsurlar bunlar olmalıdır. Bu mesleği kuran ve 50 yıldır bu işi yapan bir kişi olarak: Endüstri tasarımında şu an benim gördüğüm arıza, yapılan eğitimin küresel ve oyunun ekonomik gerçeklerin diline sahip olmadığıdır. Aradan tek tek parlak insanların çıkıyor olması bu durumu değiştirmez. Yıllardır Almanya’da Braun Prize Ödüllerine Türkiye’yi temsilen Jüri üyesi olarak katılıyorum. Oradaki yarışma hiçbir zaman sadece iyi bir tasarım fikri elde etmek için yapılmadı. O şirket dünyadaki tasarımcıların içinde en iyi ve yeni olanların kim olduğunu anlamaya çalışıyor. Bu yüzden Braun kendi üretmeyeceği ürünleri görmek istiyor. Bizdeki yarışmalar ise, kendi üreteceği ürünler için yapılıyor. O, dünyayı ölçüyor çünkü ürettiği ürünler tüm dünyada kullanılmak zorunda. Onlar bütün dünyaya dönük yeni bir tasarımcı kuşağını yaratıyorlar. Aradaki fark budur.

Çukurçeşme Hanı Avlu Perspektifi
Мы предлагаем заказать и Жиросжигатели купить по вашему желанию, недорого.
У нашей фирмы авторитетный веб портал со статьями про Stanos.
там eurobud.com.ua