Pasif Ev

KP46
KP
1991 senesinde Prof, Wolfgang Feist tarafından geliştirilen Pasif Ev yapı standardı bugün uluslararası enerji etkin tasarım standartlarının en önde geleni olarak biliniyor. Pasif Ev Türkçe ‘deki anlamıyla her ne kadar sadece konutlar üzerinde geçerli bir yapı standardı izlenimi uyandırsa da aslında her bina türüne adapte edilebilen tasarım prensiplerine sahip. Bugün dünya genelinde farklı iklim bölgelerinde Pasif Ev tasarım ilkeleri doğrultusunda inşa edilmiş evler ve apartmanlar dışında on binlerce okul ve ofis projesi bulunuyor.

Almanya’nın Darmstadt kentinde bulunan Pasif Ev Enstitüsü (PHI) standardın arkasındaki otorite olarak, hem Pasif Ev yapılarını hem de onları tasarlayan mimarları, mühendisleri ve uygulayan inşaatçıları sertifikalandırmakta yetkili bir kuruluş. Ülkemizde de 2012 senesinde kurulan Sıfır Enerji ve Pasif Ev Derneği; SEPEV PHI’a bağlı çalışmalar yürüterek konunun bilinirliğini arttırmak için çabalıyor.

Pasif Ev yapıları, içinde ikamet edenlerin konforunu çok az miktarda enerji ile ısınma ve soğutma yaparak sağlıyor. Kullanılan enerji miktarıyla, Türkiye’de bulunan günümüz standart binalarına oranla, ısıtma ve soğutmada %90’lara varan oranda tasarruf etmek olası. İddialı bir şekilde söylendiği üzere “Bir saç kurutma makinesi Pasif Ev’i ısıtmakta yeterlidir.” Kulağa bu söylem gerçekdışı gelse de Pasif Ev’in ısıtma ve soğutma ihtiyacı için harcanan enerji ülkemizdeki normal bir yapının yine ısıtma ve soğutma için harcadığı enerjinin onda biri kadar.

Rakamsal verilerden bahsedecek olursak;

Pasif Ev’lerde ısınmak için harcanan enerji: Maksimum 15 kWh/m²/yıl primer enerji ihtiyacı: 120 kWh/m²/yıl’dır.

Standarda ulaşmak için yapının tasarım ve uygulama süresince dikkat edilmesi gereken birçok nokta ve izlenmesi gereken tasarım ilkesi bulunuyor.

Bunlar sırayla; yüksek ısı yalıtımı uygulaması, ısı köprülerinden muaf hava sızdırmaz bina kabuğu, iklime göre üç veya iki camlı yüksek performanslı pencere seçimi, mekanik, yüksek verimliliğe sahip ısı geri kazanımlı havalandırma sistemi, bina içindeki elektronik aletler ve insan sayısına bağlı ısı kazançlarının kontrolü ve güney cephede gölgelendirme. Bu ilkelere ek olarak, Pasif Ev’in standardına kolayca erişebilmek için bina formunun mümkün olduğunca kompakt tutulması gerekir. Bir diğer deyişle ısı kaybının olduğu yüzey alanı en aza indirilmeli.

Pasif Ev kriterleri doğrultusunda düşürülen enerji ihtiyacı, projenin uygulandığı iklime en uygun yenilenebilir enerji sistemlerinin entegrasyonu ile de kolayca sıfıra indirilebilir. Bu sayede sıfır enerji olarak adlandırdığımız, enerji için dışa bağımsız binaları gerek teknik gerekse bütçesel zorluklar yaratmadan hayata geçirmek mümkün.

Yeni binaların yanı sıra mevcut binalar içinde Pasif Ev’in EnerPHit standardı ile yıkım yerine enerji verimliliği esaslı tadilat yapmak mümkün. Dünya’da 2050 yılındaki konut bina stoğunun %80’inin mevcut binalardan oluşacağını düşünürsek, Pasif Ev standardında iyileştirme çalışmaları Türkiye’de sürekli maruz kaldığımız bir başlık olan “kentsel dönüşüm” projeleri için anlam ifade edebilir.

AB 2019’dan sonra inşa edilecek bütün binaların nZEB – yaklaşık sıfır enerji bina yani pasif standartta olmasını ön görüyor. AB adayı gelişmekte olan bir ülke olarak dünyadaki bu gidişata kayıtsız kalmamalıyız.

Tuğba SALMAN GÜRCAN
Ekho Mimarlık




AKG Gazbeton

AKG Gazbeton, sürdürülebilirlik stratejisi doğrultusunda ürettiği ürünlerle yapı sektöründe yalıtım ve güvenli yapılarda iddiasını ortaya koyuyor. Isı yalıtımlı, hafif, deprem ve yangın güvenliğini sağlayan gazbeton bloklar ile ısı yalıtım malzemesi üreten firma, pazarın önemli bir ihtiyacını karşılarken, ürünlerin yüksek oranda enerji tasarrufu sağlamasıyla da “Pasif Ev” uygulamalarında tercih ediliyor.

Hafif bir yapı malzemesi olan gazbeton her tip konutta, sosyal ve turistik tesislerde, ticaret ve sanayi yapılarında; ekonomik, kaliteli, konforlu ve hızlı bir çözüm olarak kullanılıyor. Gazbeton, bina dış duvarlarında ısı yalıtımı sağlama konusunda da pratik ve ekonomik bir uygulama iken; diğer malzemelerle yapılmış duvarlar, ilave yalıtım malzemeleri ve ek masraflarla hedeflenen ısı yalıtım değerlerine ancak ulaşabiliyor.

Minepor, mineral esaslı yapısı sayesinde, yangın güvenliği sağlayan A1 sınıfı hiç yanmaz ısı yalıtım malzemesidir. Dışa bağımlı olmayan, doğal çevreyi tahrip etmeyen hammaddesi sayesinde tüm sürdürülebilir bina uygulamalarında kullanılıyor.

Gazbeton duvar blokları, betonarme döşemeden dışarı taşırılarak örülürken; kolon, kiriş, perde gibi betonarme yüzeyler ise Minepor ile kaplanıyor. Bu sayede yekpare, mineral esaslı, yanmaz, yalıtımlı cepheler oluşuyor.

ETA Belgesi’ni Alan İlk Türk Firması

AKG Gazbeton, Avrupa Teknik Değerlendirme Kuruluşları Birliği (EOTA) tarafından verilen ve Türkiye’de İnşaat Teknik Değerlendirme ve Bilimsel Araştırma Kurumu (İTB) tarafından düzenlenen Avrupa Teknik Onayı (ETA) Belgesi’ni almaya hak kazanan ilk Türk firması oldu.

Bu belge ile AKG Gazbeton ürünü Minepor Isı Yalıtım Plağı, Avrupa Birliği’nin 28 ülkesine herhangi bir teste ya da belgeye ihtiyaç duyulmadan ihraç edilebilecek.
Üreticilere ürünlerinin Avrupa Birliğinde kullanılması için bir yol sunan ETA Belgesi, bir inşaat malzemesinin performans değerlendirilmesini o ürünün temel karakteristikleri ile yapan teknik bir belgedir. Kullanıcılara, bir yapı malzemesinin temel özelliklerinin amaçlanan kullanımdaki performansı ile ilgili güven verilmesini sağlar.

minepor
mineral esaslı
yanmaz
dayanıklı
zaman içinde performansı değişmeyen
hızla uygulanabilen
pratik, ekonomik
yerli hammaddelerle üretilen
yenilikçi
yalıtım malzemesi