Prof. Dr. Şengül ÖYMEN GÜR

KP38
KP
Mimari açıdan 2013...
Öne çıkanlar, farklılıklar...
2014 için vazgeçilenler, hedeflenenler...?

2013 için...

Ülkemizin mimari ve inşaat sektörü 2013 yılında rant ve çıkar konusunda zirve yaptı. Özellikle dönüşüm adı altında yaşama geçen projelerde By-Pass edilmiş görünen TMMOB 2014’de mutlaka devreye sokulmalı ve özellikle mimarlar odası bir izleme/denetleme ekibi kurmalı. Çok çalkantılı bir yıl geçiren ve demokrasiden her gün biraz daha uzaklaşan ülkemizde en büyük dileğim odalarımızın yetkilerini geri alması ve karanlık günlerin son bulması. 2014 makul ve anlayışlı bir mimarlığın yılı olmalı. Kentsel meydanların ve tarihi bölgelerin anlam ve önemleri üzerinde yüksek yapıların olumsuz etkiler bıraktığı, sosyal açıdan yıkıcı olduğu, kentsel trafik arterlerini tıkadığı çok açık. Gelecek yıllar bu duyarsızlığa son verilen yıllar olmak durumunda. Modern Mimari’nin insan yaşamı için öngördüğü 4 katla sınırlı, bol yeşilli yerleşmelere geri dönülmeli. Araştırmalara karşı duyarsız olan uygulama sektörünün araştırmalara ilgisinin arttırılması şart. Çünkü kentlerin, burada işleyemediğim sosyal ve psikolojik boyutu hakkındaki derin bilgi ve duyarlık ancak eğitim sonrası okuma, akademik toplantılara katılma ve meslek içi eğitimle arttırılabilir.

2014’e dair...
2014’de bakış açımızı bu ülkenin gerek akademisyenleri gerek uygulamacıları olarak mutlaka değiştirmeliyiz. Tüm yaklaşım ve davranışlarımız “öykünme” ve onun oluşturduğu yanılsamalarla dolu. Bu böyle olmayacak!

Anlamanın yorum yapabilmek demek olduğunu savunan Gadamer hermenötiğine (yorumbilim) göre anlamanın en iyi yolu nesneye - ki bu ne olursa olsun - mutlaka açık bir zihinle yaklaşmak. Kişinin kendi inanç ve hatta bazen de önyargı niteliğindeki fikirlerini aşıp diğerinin yerine kendini koyması anlamına gelen yorumbilim, ancak bu koşulda anlama eyleminin tam olabileceğini savunur. Bu nedenle Gadamer kendi hermenötiğinde diyalektik felsefenin “tez, antitez, sentez” kavramlarına sarılır. Ama burada en önemli nokta, çok iyi anlamaya peşinen niyet etmektir.

Nijerya’nın en büyük kenti Lagos’un iş merkezi

Mimarlığımızı bir hizmet olarak görmeyi bu yazıda bir antitez olarak savunmak istiyorum. Akademik yaşamda yeni yetiştirdiğimiz mimar adaylarına dünyanın bir parçası olabilmek adına en yakın tarihli batı kökenli yaklaşımları ve bunların ağdalı tekniklerini öğretiyoruz. Bunda bir hata mı var? Yok! Ama ciddi bir eksiklik var. Öğretilen çağdaş yaklaşım ve yöntemlerle Anadolu Mimarlığı’na yaklaşmak nasıl bir şeydir? Nasıl bir ironidir?

Biliyorum tüm mimarlık dergilerimiz en ilginç ve en görülmedik şeyleri basıyor. Yabancı üreticiler yeni yapılarda yeni ürünlerini pazarlamak istiyor. Bunları anlıyorum, anlıyorum da çok paradoksal bir durumda mimarlık öğretip, mimarlık yaptığımızı düşünüyorum.

“Gerçeklik bakış açısı kadardır” demişti Gadamer! Azıcık bakış açımızı hep birlikte değiştirsek benim görüşlerimi hâlâ bu çok şık dergide basar mısınız? Ben kararı size bırakıp devam ediyorum.

Deprem bölgesindeyiz topyekûn! Hiç kimse çıkıp da Varto’ya depreme dayanıklı ev geliştirdi mi? Deprem sonrası konutları gördüm Kağızman-Iğdır arasında hepsi boştu. Eşyanın tabiatına aykırı uydurma prefabrik toplu konutlar, okulsuz, camisiz, PTTsiz… Orada insanlar öyle yaşamıyor ki? Her birine ait ev, ahır, kümes, meyveler, sebzeler var; bunların bakımı var, yok mu?

Nijerya’nın en büyük kentindeki iş merkezi özlem ve öykünmenin nasıl evrenselleştiğinin bir göstergesi. (Görsel 1) Diğer yandan, sık sık sel baskınlarının yaşandığı lagün çevresinde NLÉ Mimarlık tarafından sel baskınları sırasında can kaybını önlemek amacıyla bir okul yapılmış-Makoko Floating School. Bu yapıda her ayrıntı düşünülmüş; yerel malzemeler, işçilik ve doğanın bütün nimetleri kullanılmış. (Görsel 2-4)

Diğer bir örnekte Harvard’ın Fen Bilimleri öğrencileri Kounkuey Tasarım İnisiyatifine katılarak Kenya’nın en büyük gecekondu mahallesi olan Kibera’ya gitmişler ve büfe, banyo ve çamaşırhaneleri olan bir Toplumsal Alan tasarlamışlar Kibera’ya (Görsel 5-6). Ya bu Harvard’lı züppeler ne yaptığını bilmiyor ya biz ne yaptığımızı bilmiyoruz!

Biz hâlâ Luanda, Angola’da, Çin’den bir yapımcı firmaya yaptırılan, yarım milyon aileyi barındıracak biçimde planlanan ve içinde sadece birkaç konuk işçinin boş boş dolandığı Nova Cidade’de Kilamba’lar yapıyoruz. (Görsel 7)

Makoko veya Kibera örneklerini yaşama geçirebilmek, niyet kadar destek ve altyapı sorunudur bizim ülkemizde… Kimse sizden istemedikçe Varto’ya özgün, depreme dayanıklı ev tipolojileri geliştirmenin ne anlamı var? Doğu Karadeniz Bölgesi için geliştirdiğim konutlar yedi ciltlik bir araştırma olarak DPT arşivlerinde tam 20 yıldır durmakta…

İş bu nedenle ben Harvard grubunu alkışladığım kadar Kenya hükümetini de alkışlıyorum! Benim alkışlayabileceğim bir hükümetim yok! Ve tam da bu nedenle öykünme projeleri yaptırıp duruyorum, birçok meslektaşımla birlikte. (Görsel 8-9)
Был найден мной полезный сайт на тематику meizu mx6 aliexpress https://topobzor.info
узнать больше eurobud.com.ua

www.eurobud.com.ua/profnastil-ps-8/