z: aydınlatma

KP37
KP
● Öncelikle aydınlatma içinde hangi alt bileşenleri barındırıyor? Aydınlatma ve mimaride aydınlatma dendiğinde ne anlamamız gerekli? İyi bir aydınlatma projesinin olmazsa olmazları nelerdir?

Aydınlatma, bir ortamın ve içerisinde yer alan nesnelerin görsel olarak algılanmasını sağlayan ışık uygulamaları olarak tanımlanıyor. Işığın kaynağına göre doğal, yapay ve bütünleşik aydınlatma; aydınlatılan yere göre iç ve dış aydınlatma; aydınlatmanın karakterine göre doğrultulu ve yaygın aydınlatma; kuruluş amacına göre ise fizyolojik, dekoratif ve dikkat çeken (örneğin; reklam, sahne, tarihi binalar) aydınlatma olarak alt bileşenlere ayrılıyor.

Işık, cisimlerin görülmesi ve renklerin ayırt edilebilmesini sağladığı için mimari tasarımlarda mekân kurgusunu oluşturmada ve yönlendirmede oldukça önemli rol oynayan bir unsur. Yapıların kimliği, aydınlatma sayesinde şekil alıyor ve anlam kazanıyor. Bu konuyu Le Corbusier “Mimarlık, ışıkla bir araya getirilmiş kütlelerin ustaca, doğru ve muhteşem oyunudur” şeklinde açıklamış.[1]

Aydınlatma tasarımında hedeflenen, işleve bağlı olarak görsel konfor koşullarının doğal, yapay ışık ve bütünleşik kullanılmasıyla sağlanması. Kullanıcıların görme yeteneğinin arttırılarak, ışığın nicelik ve niteliğinin eylem türüne bağlı olarak belirli değerlerde sağlanması ile konforlu bir ortam yaratılması gerçekleştirilebilir. Bu doğrultuda aydınlık düzeyi, parıltı ve renk etkenlerinin standartlarla belirlenmiş olan değerleri sağlaması gerekiyor.

● Aydınlatma, odağı istenen noktaya kaydırma veya uzaklaştırma açısından etkili bir bileşen. Bu özelliğiyle mimariye nasıl katkı sağlıyor?

Bir mekânı algılamada birincil organ gözdür ve “aydınlatma düzeyi”, gözün kontrast duyarlılığı, görüş keskinliği ve görme hızını içeren görme yeteneğini doğrudan etkiler. Mekânların boyutları, şekilleri, malzemeleri ve detayları sağlanan ışıkta aldığı görünüm ile belirlenir. Bu doğrultuda mekânın kimliği ve özellikleri ile yaratılmak istenen atmosfer en iyi ışık sayesinde oluşturulur; ışık bu atmosferi en fazla etkileyen faktör. Sözgelimi, belirli bir noktadaki aydınlatmayı arttıarak, istenmeyen yansımaları azaltarak veya kullanıcıyı yönlendirerek mekânlara farklı kimlikler kazandırılabilir. Aydınlatma ile mekânın sürekliliğini ve sınırlamalarını tarif etmek, fiziksel zarar görmemek için güvenliği sağlamada da etkili. İç ortamda aydınlatma ile hareket oluşturmak, sembolik anlatımlarla somut algılar çağrıştırmak ve ögelerin boyutlarını olduğundan farklı göstererek yaratılan illüzyon etkisi mimariye sağladığı katkılara örnek olarak verilebilir.
 
● İç mekân, dış mekân, siluet olarak aydınlatma, vitrin aydınlatması, sokak aydınlatması, otoyol aydınlatması, vb. Bu farklı alanların her birinde aydınlatma nasıl ele alınmalı? Ortak payda ne olmalı?

Mekânların aydınlatılmasında ana hedef, kullanıcıların göz sağlığının korunması, gerçekleştirilen eylem için gerekli aydınlık düzeyinin kamaşmasız olarak sağlanması olmalı. İç ve dış mekânlarda konfor koşullarının gerçekleştirilebilmesi için aydınlık düzeyi etkeninin alması gereken değerler Aydınlatma Mühendisleri Birliği (IES -Illuminating Engineering Society) ve Uluslararası Aydınlatma Komisyonu (CIE- Commission Internationale de L’Eclairage) tarafından hazırlanan uluslararası standartlarda yer alıyor.

Mekânlara göre özelleştirmek gerekirse; eğitim yapıları, kafeterya, hastane, ofis, toplantı odası gibi iç ortamlarda doğal ve yapay aydınlatmanın bütünleştirilmesi, gün ışığının kontrolü, iç yüzeylerde kullanılan renkler, yüzeylerin ışık yansıtma katsayıları, lambaların renksel geri verim özellikleri, ışığın doğrultusu ve hacimlerde parıltı dağılımı gibi konuların dikkatli bir şekilde ele alınması gerekli.

Hareketin yoğun olduğu sirkülasyon alanları, acil durumlarda çıkış alanı olarak kullanılmakta olduğu için acil durum aydınlatma sistemi de ayrıca düşünülmeli. Alışveriş merkezlerinde müşterinin ilgisini çekerek satış oranın yükseltilmesi hedeflendiği için giriş aydınlatması, mağaza vitrininin aydınlatılması ve mağaza içi aydınlatılması farklı ele alınmalı.

Genel aydınlatmada büyük alanlar sirkülasyon alanı olarak ele alınırken, vitrinlerde ve lüks objelerin sergilendiği alanlarda nesnenin tüm yönlerini en iyi biçimde göstermek yerine ürüne dikkat çekmek ve ürünün çarpıcı görünmesini sağlamak amaçlandığı için noktasal kaynaklı halojenler veya yüksek basınçlı lambalar seçilmeli. Işık alanının doğrultusal yapısına bağlı olarak gölgeler oluşturulmasıyla da dikkat çekicilik sağlanabilir.

Müze ve sergileme mekânlarının aydınlatılmasında ise sergilenen eserlerin ziyaretçiler tarafından doğru algılanmasının sağlanması kadar aydınlatmadan dolayı nesnelerde oluşabilecek bozulmaların en aza indirgenmesi de önem taşıyor. Bu nedenle eserler, malzemelerin ışığa duyarlıkları dikkate alınarak aydınlatılmalı.

Dış ortamların aydınlatılmasında; güvenliği sağlamak, mekânı vurgulamak, gece dikkati çekmek ve davet edici bir atmosfer yaratmak önemli.

Kent kullanımıyla ilgili olan sokak ve yol aydınlatmalarında, park ve bahçelerde, meydanlarda, dış cephe ve reklam aydınlatmalarında güvenlik ve konforu sağlayacak ve ışık kirliliği yaratmayacak şekilde alanın geometrik özellikleri, kullanım amaçları ve trafik yoğunluğunu göz önünde tutarak en az bakım gerektiren minimum maliyetli sistemlerin seçilmesi gerekli. Bu elemanlar işlevsel yönden taşıdıkları önemle birlikte, gündüz görsel etkileri yönünden estetik olarak kent mimarisine de katkı sağlamalı.

İç ve dış aydınlatmada ortak olarak ele alınması gereken, sistemin görsel konfor ve enerji tasarrufu açısından değerlendirilerek optimum performans göstermesinin sağlanması. Tasarımda; hacmin işlevi, yönlendirilişi, dış engeller ve dış çevre koşulları, gün ışığı miktarı, doğru ışık kaynaklarının seçimi, havalandırma ve ısıtma sistemleriyle entegrasyon ve ekonomik olması, enerji etkin aydınlatma konsepti çerçevesinde dikkatle ele alınmalı.


● Yeni yapılarda, aydınlatma hangi aşamada ve nasıl ele alınmalı? Yapının hangi amaçla kullanılacağı aydınlatma projelerini nasıl etkiliyor ve farklılaştırıyor?

Aydınlatma konusu, tasarımın ilk aşamasında ele alınmalı ve enerji açısından etkinliği ön planda tutulmalı. Tasarım, yerleşme ölçeğinden malzeme seçimine kadar tüm ölçeklerde, binanın, mekânların, yapı elemanlarının ve yapı malzemelerinin biçim, boyut ve oranlarına ve diğer alt sistemlerin birbirlerine entegre edilmelerine göre oluşturulmalı.

Yapının kütüphane, ofis, müze, alışveriş merkezi, hastane vb. işleve sahip olması, öncelikle kütlesel farklılıklardan ötürü cephe tasarımlarında da farklılıkları beraberinde getiriyor. Cephede binanın gün ışığı stratejileri ile ilişkilendirilen doluluk boşluk oranları, güneş kontrol elemanları, cephe malzemesinin özellikleri ise iç mekândaki hacmin boyutları ve özelliklerine de bağlı olarak yapay aydınlatma gibi alt sistemlerin seçimini ve entegrasyonunu etkiler. Bu nedenle; aydınlatma tasarımı doğal veriler kullanılarak ve doğru analiz yapılması ile gerçekleştirilmeli. Aydınlatma tasarımında gün ışığına bağlı pasif sistemler doğru kurgulanırsa, aktif sistem olarak tanımlanan yapay sistemlere duyulan ihtiyaç da azalır ve enerji tüketimlerinde düşüş sağlanabilir.

● Tasarımın en fazla içinde olduğu, bu sayede de çok farklı ürünlerin sunulduğu bir alan aydınlatma. Aynı zamanda dekorasyonun da bir parçası olarak doğru aydınlatma elemanı nasıl seçiliyor/seçilmeli?

Mekân tasarımında dekorasyonda kullanılan tüm ögelerin rengi, dokusu ve malzemesi bütüncül bir yaklaşımla ele alınır. Aydınlatma da görsel konforu sağlamakla birlikte mekânın estetik kimliğinin belirlenmesinde önemli bir tasarım etkeni. Aydınlatma elemanı seçiminde mekânda oluşturulmak istenen etki, mekân boyutları, detaylar ve kullanım amacı çok önemli.

Eğer ışık kaynağı tavanda gizlenmiş veya tavana yönlendirilmiş olarak konumlandırılırsa mekânın tavanının daha yüksek ve ferah gösterilmesi sağlanır. Tavandan sarkan aydınlatma elemanları mekânları dar gösterir. Bu nedenle sarkıt lambalar, dar ve küçük mekânlarda mümkünse kullanılmamalı veya küçük objeler halinde kullanılmalı. Bu mekânlarda tavana monte armatürler kullanılabilir. Eğer odaya derinlik katılmak istenirse duvarların aydınlatılmasını sağlamak daha uygun olur. Mekânda daha sıcak bir etki yaratılmak istenen oturma odası gibi mekânlarda tavandan aydınlatma yerine duvar aplikleri ya da ayaklı abajurlar ile aydınlatma yapılabilir. Işık gücünün rahatsız etmemesi istenen yatak odası, hasta odaları, otel odaları gibi mekânlarda endirekt aydınlatma çoğunlukla tercih edilir.

Değişik faaliyet gösterilen ve değişik ışık tipi ve yoğunluk gerektiren salon gibi mekânlarda ışık kaynağının aydınlatma gücünü istenilen düzeyde artırıp eksiltmeye yarayan dimmerli elektrik düğmeleri yararlı oluyor. Banyo ve steril alanlarda neme karşı ve bu alanlar için özel üretilmiş ürünler arasından seçim yapılmalı. Çalışma mekânlarında ise çalışılan yüzeye gölge düşmeyecek şekilde ışık kaynaklarının doğru yerleştirilmesi gerekli. Tüm mekânlarda, seçilen aydınlatma elemanlarında ortak olarak; etkinlik faktörü büyük olan, titreşim yapmayan, uzun ömürlü, kullanımında kolaylık sağlayan, ışık renginin gün ışığına yakın olduğu ve ekonomik lambalar seçilmesi konusuna dikkat edilmeli.

● Projede hedeflenen aydınlatma değerlerine ulaşmak için projelendirme veya ölçümlerde teknolojiden nasıl yararlanılıyor?
 
Aydınlatma sistemleri tasarımında, bilgisayar programlarından sıklıkla yararlanılıyor; bu programlar aracılığıyla hesaplamalar ve sunum işlemleri gerçekleştiriliyor. Bu alanda yaygın olarak kullanılan DIALux 4.11, Relux Pro, Lightscape R 3.2 gibi programlar, kapalı hacimlerde doğal ve yapay ışık kaynaklarının oluşturduğu dolaysız ve yansımış aydınlık düzeyini, ışığın davranışını, yüzey ışık etkileşimini değişik hesap yöntemleri ve varsayımları dikkate alarak hesaplayabilmekte; tablolar, grafikler, üç boyutlu görselleştirmeler biçiminde sunulmakta. Bu programlarda öncelikle aydınlatılacak yerin ölçüleri ve özellikleri tanımlanıp ışık kaynağının türü ve konumu, yüzey özellikleri ve rengi gibi değişkenler seçiliyor; daha sonra bu değişkenlerin aydınlık düzeyine etkisini belirleniyor. Böylece yapılan hesaplamalar, tasarım kararlarının doğru verilmesinde etkili oluyor. Mevcut mekânların gün ışığı performansının belirlenmesinde ise güneş ışınımını ölçen “piranometre - pyranometer” ve camdan içeri geçen gün ışığı miktarını ölçen “aydınlık ölçer - illuminance meter” gibi cihazlardan yararlanılıyor. Bu cihazlarla ölçülen veriler, cihazların yazılım programları ile bilgisayara aktarılıyor ve günlük, yıllık analizlerin yapılması, mekânların ihtiyaçlarının belirlenmesi gibi araştırmalara imkan sağlıyor.

Mekânların aydınlatma ile enerji tüketimlerinin belirlenmesi konusunda da yapay aydınlatma enerji tüketimini ölçen “güç analizörü - power analyser” ve ışık kaynağının gücünün tanımlandığı simülasyon programları tasarımda önemli olarak belirtilebilecek yararlar sağlıyor.

● Açık mekânlar için aydınlatma kapalı mekânlara göre daha mı zor bir konu? Bu konuda da kapalı mekân çözümleri kadar çeşitlilik var mı?

Kentsel yerleşik alanlardaki yol, cadde, park, bahçe, meydan, köprü, sokak, tarihi mekân aydınlatmaları açık mekânlar olarak düşünülebilir. Bu mekânlarda öncelikle güvenliği sağlamak daha sonra estetik duygularına hitap etmek önemli. Açık mekânlarda da kapalı mekânlarda olduğu gibi amaçlanan görsel konfora ulaşılmasını sağlamak. Açık alanlarda gereksiz enerji tüketiminin azaltılarak enerji tasarrufunun sağlanması göz önünde tutulması gereken bir konu. Bu amaçla, kullanılan aydınlatma armatürlerinin ve ışık kaynaklarınıntipleri, teknik ve fotometrik özellikleri, konumları ve tesisatları, uygulandıkları alanın özelliklerine göre belirli hesaplar çerçevesinde belirleniyor.

Açık mekânlarda kullanılan aydınlatmalar da oldukça çeşitli. Yolların, meydan ve kamuya ait açık sahaların aydınlatılmasında, direklere yerleştirilen ve içerisinde floresan veya beyaz ışık lambalarının bulunduğu reflektörlerden yararlanılıyor. Reflektörlerin yerden yüksekliği ve direkler arasındaki mesafe, aydınlatılan sahanın önemine ve lambaların kuvvetine göre değişir. Yolların önemine göre kullanılan lambalar da farklılık gösteriyor. Büyük caddelerde yuvarlak floresan lambalar, orta büyüklükteki ikinci derece öneme sahip caddelerde tüp şeklindeki floresan lambalar, tarihi özellikleri olan cadde ve alanlarda beyaz ışık veren lambalar, kavşak noktaları ve bilhassa sis olan mevkilerde sarı monokromatik ışıklı, sodyum buharlı lambalar kullanılıyor.

Otoyollardaki tünel girişlerinde, sürücülerin gündüzleri gün ışığında, tüneldeki ışıklandırmaya alışmalarını sağlamak için yoğun bir aydınlatma yapılıyor. Havaalanı aydınlatması da emniyet yönünden dış aydınlatmanın önemli olduğu alanlar.

Tarihi bina aydınlatmalarında ise genellikle belirli ve uygun noktalardan aydınlatılacak yapılara ışık demetleri yöneltilir. Bu iş, ışık ve gölgeler meydana getiren projektörler ve beyaz ışık veren lambalarla gerçekleştiriliyor. Bu aydınlatmanın, detayları göstermeyecek kadar az veya ayrıntılarını yok edecek ve objeye zarar verecek kadar çok olmayacak şekilde gerekli ölçüde yapılması gerekiyor.


● Teknolojik kolaylıklar veya özel malzemeler olmadan doğru çözümler üretmek için neler yapılabilir? Aydınlatma elemanı dışında aydınlatmaya dolaylı olarak katkı sağlayan unsurlar/ malzemeler/ürünler var mı? Örneğin; ayna kullanımı iç mekânda aydınlatmaya katkı sağlar mı?

Gün ışığının yetersiz olduğu bölgelere olabildiğince gün ışığını ileterek, istenen aydınlık düzeylerine ulaşmak ve elektrik harcamalarını azaltmak amacıyla ışık rafları, ışık tüpleri, çatı ışıklıkları gibi gün ışığını yönlendiren, yansıtan ya da taşıyan sistemler kullanılıyor ve farklı cam tiplerinden yararlanılıyor.

Çatı ışıklıkları, özellikle tek katlı yapılarda pencerelerin büyütülmesi veya sayılarının artırılamadığı durumlarda derin hacimlere ışığın taşınması konusunda etkili oluyor.

Işık rafları, gün ışığını tavana yönlendirmek amacıyla tasarlanan, pencerenin iç veya dış yüzeyinde yer alan yatay veya yataya yakın elemanlar. Genellikle göz seviyesi üzerine yerleştirilen bu elemanlar, cepheyle bütünleşmiş veya sonradan monte edilen bir eleman da olabilirler. Işık rafları yazın hacimde pencereye yakın bölgeyi direkt güneş ışığından koruyor. Kışın ise güneş ışınlarının daha eğik gelmesinden dolayı ışık rafının altında ve üstünde kalan pencere bölümlerinden hacme güneş ışığı girebiliyor. Bu sistemde yansımış ışıkla tavanı aydınlatmakta olduğu için sistemin uygulandığı hacimlerde doğal ve yapay aydınlatma ile benzer durumlar elde ediliyor.

Işık tüpleri ise, binalarda dışa kapalı olan ve gün ışığının ulaşamadığı bölümlerde gün ışığını taşıyarak bir yerden başka bir yere iletmek amacıyla kullanılıyor. Böylece, mekânlar gün boyu homojen bir şekilde, doğal ışıkla aydınlatılabilir. Bu sistemde gün ışığı, yansıtıcı borularla mekânın tavanına taşınıyor ve ışığın hacme dağılımı içte yer alan yayıcı elemanlarla sağlanıyor. İstanbul Boğazı’nda Rumeli Hisarı’nda bulunan tarihi Yusuf Ziya Paşa Yalısı için Türkiye’de bir ilk olarak yandan ışıyan bir ışık tüpü projesi yapıldı. Bu projede sekiz adet metal halide lambanın ışık tüpüne entegre edilmesiyle geceleri farklı renkte aydınlatma efektleri de elde edilebiliyor.

Binada kullanılan camlar da güneş ışınımının kontrolünde oldukça etkili. Kullanım amacına bağlı fotokromik, termokromik, elektrokromik, gazokromik vb. camlar ve prizmatik paneller gibi başlıca cam türleri görsel konfor ve aydınlatma enerjisi korunumu açısından etkili olmalı.

Mekânda ayna kullanımı ise mekân yansıması kullanılarak genişlik hissi uyandırıyor ve gün ışığının da derin hacimlere iletilmesi sağlanıyor. Ancak konumlarının doğru belirlenmesi ve kamaşma gibi istenmeyen durumları oluşturmaması konusunda dikkatli olunması gerekiyor.


● Aydınlatma açısından yurt içi ve yurt dışında başarılı bulduğunuz örnekler hangileri?

Işığın mekân algısına katkısına en bilinen ve beğenilen projelerden ünlü Japon Mimar Tadao Ando’nun 1989 yılında inşa edilen “Işık Kilisesi”ni (The Church of the Light) oldukça başarılı bir örnek olarak belirtebiliriz. Bu kilisenin konumu güneşe ve çevresindeki mevcut yapılara göre belirlenmiş. Işık aracılığıyla mekânda kutsal bir izlenim oluşturulmaya çalışılmış. Mekânda sağır bir duvarda haç şeklinde ince bir pencereden giren ışık, tavana ve döşemeye yansıyarak çarpıcı bir etki oluşturuyor. Bu şekilde ışık, mekânda oluşturduğu atmosfer ile kullanıcıların maneviyat duygularını geliştirmesi açısından da özel bir anlam taşıyor.

Türkiye’de ise 2009 yılında faaliyete başlayan ve LEED altın sertifikasına sahip ilk yapı olan Siemens Gebze Tesisleri, aydınlatma sistem tasarımında kullanıcı konforu ve enerji tasarrufunu ön planda tutan bir proje olması açısından önemli bir örnek. Bu binada öncelikle kullanıcıların gün ışığından maksimum yararlanması hedeflendi; bu doğrultuda giydirme cam cephe uygulaması ile ofislerde gün ışığını en yüksek seviyede içeri alınması planlanmıştı. Cephede seçilen camlar gün ışığını maksimum seviyede ancak zararlı UV ışınlarını ve enerjisini mimimum seviyede içeri alan nitelikte. Gerekli gölgelendirme için güneş kırıcılar da kullanıldı. Ayrıca ofislere gün ışığının iletilmesine yönelik çatıdan zemine kadar galeri şeklinde devam eden iç bahçeler oluşturuldu. Üretim alanlarında ise çatıda ışıklıklar bulunuyor. Binanın aydınlatma sistemi, enerjinin minimum tüketimine yönelik. Ofislerde gün ışığı ve harekete duyarlı ayaklı armatürler kullanıcılar tarafından da kontrol edilebiliyor. Üretim alanlarında da benzer şekilde ışık şiddeti ayarlanabilen armatürler yer alıyor; koridorlarda ve ıslak hacimlerde hareket sensörlü aydınlatma elemanları kullanılıyor.

Bu örneklerde önemli olan, projede aydınlatmanın öneminin farkında olunması ve uygulamalara doğru biçimde yansıtılması konusunda kazandıkları başarı.

● Aydınlatmanın geleceği LED teknolojisine doğru kayıyor. Bu konuda neler söylemek istersiniz?

LED (Light Emitting Diode) olarak adlandırılan lambalar, yarı iletken teknolojisinin gelişmesi ile birlikte klasik aydınlatma sistemleri ile karşılaştırıldığında oldukça önemli avantajlar sağlıyorlar.

Teknolojinin gelişmesine bağlı enerji ihtiyacının sürekli artış gösterdiği günümüzde, LED lambalar enerji tasarruflu lambalardan veya yüksek basınçlı sodyum lambalardan çok daha yüksek aydınlatma verimliliği sunuyor ve bina enerji tüketimlerinde yüzde 40-80’lere varan tasarruf sağlanmasına imkan veriyor. Geri dönüştürülebilir olması, içerisinde zararlı herhangi bir gaz bulundurmaması ve çevreyi kirletmemesi de doğaya sağladığı olumlu katkılardan. Floresan lambalarda olduğu gibi yakın mesafede elektromanyetik dalgalar yaymadıkları için insan sağlığını olumsuz etkilemiyorlar.

LED lambalar teknik açıdan değerlendirildiğinde ve diğer lambalarla karşılaştırıldığında daha uzun ömürlü ve darbelere dayanıklı oldukları söylenebilir. Uzun ömürlü olmaları bakım onarım maliyetlerini de düşürüyor. Işık verimliliği ve parlaklığı çok yüksek olmasına rağmen ısı yaymıyor ve çok soğuk havadan etkilenmiyorlar. Açma kapama işlemleri performanslarını etkilemiyor. Doğal bir ışık yarattıkları için gerçek ışık rengi veriyorlar. Ayrıca renkleri elde etmek için renk filtresi kullanmak gerekmiyor.

Tasarım açısından değerlendirildiğinde ise çok küçük oldukları için mimaride uygulama alanları çok geniş. Sinyalizasyon ve dekoratif aydınlatmada, evlerde, otomobil farlarında, reklam panolarında, ışıklandırmalarda, yol şeritlerinde, köprülerde ve daha bir çok alanda kullanılabiliyorlar. Işık şiddetinin ayarlanabilir olması, farklı renklerde kullanılmaları da iç mekân tasarımına olumlu katkı sağlıyor.

● Son olarak; mimari yapıda bir konfor sağlamanın yanı sıra aydınlatma açısından iyi mekânlar oluşturmanın sağlık üzerinde etkileri konusunda araştırmalar, ölçümler ve sertifikasyonlar var mı?

Aydınlatmanın sağlık üzerinde etkisi, Uluslararası Aydınlatma Komisyonu (CIE) tarafından düzenlenen sempozyumlarda uzun yıllardır tartışılıyor. Yürütülen bu araştırmalarda, içinde bulunulan mekânın, kullanıcıların algısı ile birlikte sağlığını da doğrudan etkilediği ortaya konulmuş durumda. Özellikle iç mekândaki ışık kaynakları ve aydınlık düzeyi ile kişinin görsel konforunun etkilendiği; doğru aydınlatılmayan ortamlarda zaman geçirmenin gözde kuruluğa, baş ağrısına ve göz yorgunluklarına neden olabildiği ifade ediliyor. Bu konuda, Bommel van Wout, çalışmalarında ışığın görmeyi sağlamakla birlikte vücutta bulunan hormon ve sinir sistemi üzerinde de etkisi bulunduğunu kanıtlamıştı [2]. Marc S. Rea, ışık konusu üzerinde hazırlamış olduğu çalışmalarda, ışığın vücudun sağladığı ve kanseri önlediği belirtilen melatonin hormonunun ve beynin aktivitelerinin düzenlenmesinde etkili olduğunu göstermekte [3].

Mekânların aydınlatılması, kişilerin performansının geliştirilmesinde de önemli katkıda bulunuyor. Kullanılan ışığın rengi (sıcak-soğuk) ve aydınlık düzeyi, kişilerin kendisini o mekânda rahat, memnun ve güvende hissetmelerini sağlayarak verimli olmalarına olanak tanıyor. İç ve dış ortamlarda sağlanması gereken aydınlatma kriter değerleri, ulusal ve uluslararası standartlarında belirtiliyor.

Ülkemizde İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğü, 4857 sayılı İş Kanunu’nun İşyeri Bina ve Eklentilerinde Alınacak Sağlık ve Güvenlik Önlemlerine İlişkin Yönetmelik eki, Yapı İşleri Yönetmeliği gibi birçok yönetmelikte de tanımlanıyor ve yeterli aydınlatmanın yapılması gerektiğinden söz ediliyor.

Ayrıca uluslararası kabul gören ve sürdürülebilirlik ilkesi bağlamında bina tasarımında enerji tüketimini azaltmayı hedefleyen BREEAM, LEED,CASBEE gibi sertifika programlarında da aydınlatmanın önemine değinilip; gün ışığı ile aydınlatma, iç mekânlara yeterli gün ışığı alımının sağlanması, aydınlatma enerjisinin azaltılması ve mekânların yaşam kalitesinin artırılması konuları ele alınıyor ve puanlandırmaya da dahil ediliyor. ■

[1] Baker N., Streemers K., Daylight Design of Buildings, Part 1- The Role of Lighr in Architecture, James&James, London, p.4 2002
[2] W. Van Bommel, CIE and The Way of Putting “Lighting and hHealth” Into Daily Lighting Practice, 10th European Lighting Conference, Berlin, Proceeding Book of Lux Europa, 2005, pp.25-26
[3] Rea. S.M, Light-much more than vision, 5th International Lighting Symposium, Proceedings of Light and Human Health:EPSI/LRO, Palo Alto, CA,2002, pp.1-15
Этот популярный веб портал с информацией про https://buysteroids.in.ua.
У нашей организации интересный блог со статьями про buysteroids.in.ua.
www.eurobud.com.ua/bitumnaya-cherepitsa-shinglas-modern/