z: aydınlatma

KP56
KP

• Aydınlatma içinde hangi bileşenleri barındırıyor? Aydınlatma ve mimaride aydınlatma dendiğinde ne anlamamız gerekli? İyi bir aydınlatma projesinin olmazsa olmazları neler?

Aydınlatma herhangi bir hacim içindeki her şeyi birbirine bağlar. Biçim üretir, şekil verir, gölgeler oluşturur; sonuçta ambiyans sağlayıp atmosfer yaratır. En iyi aydınlatma genellikle öne çıkmaz, aksine mimarinin sahne almasına izin verir. Esas olarak iyi aydınlatma, yumuşak, rahat ve zenginleştirici veya canlandırıcıdır. Sert, çok parlak, şiddetli veya sinir bozucu değildir. Ormandaki bir patika boyunca ağaçların yere düşen gölgeleri ve bu harika gösterinin izlenmesi gibi doğada var olan deneyimler akla gelmeli.

• Aydınlatma, odağı istenen noktaya kaydırma veya uzaklaştırma açısından etkili bir bileşen. Bu özelliğiyle mimariye nasıl katkı sağlıyor?

Işık doğal olarak bilgilendiricidir. Tasarımda aydınlık ve karanlıkla oynamak, yani “kontrast”, parlak, yumuşak veya renkli kaynaklar kullanmak ve aydınlatma kaynaklarını belli bir düzende ya da aralıklarla yerleştirmek hem gözü, hem de kişinin kendisini fiziksel ve psikolojik olarak yönlendirir.​

• İç mekân, dış mekân, vitrin aydınlatması, sokak aydınlatması, otoyol aydınlatması vb. Bu farklı alanların her birinde aydınlatma nasıl ele alınmalı? Ortak payda ne olmalı?

Bütün aydınlatmalar, işin gerektirdiği uygun ışık düzeyini, parlama olmaksızın konforlu bir şekilde temin etmek ve içinde bulunan kişinin kendini iyi hissetmesini sağlamak için benzer temel kurallara uymak zorunda. İyi hissetmek, dışarıda güvende, içeride ise konforlu hissetmek şeklinde tercüme edilebilir. Sokak aydınlatması ve otoyol aydınlatması oldukça uzmanlık gerektiren ve BEAM olarak uzmanlaştığımız bir alan değil. Yaptığımız işte parlaklık, kontrast oranları, boşluklar vb. için endüstri tasarım standartlarına uyma eğilimindeyiz ama göz önündeki aydınlatma armatürleri ve yerleşimlerinin gündüz olduğu kadar geceleri de estetik açıdan göze hoş görünmelerini sağlamak üzere gayret sarf ediyoruz. Vitrin aydınlatması da çok özel bir uzmanlık alanı ve aydınlatılan nesnelerin içinde bulunduğu ortamda öne çıkmasını sağlayacak şekilde ele alınması gerekiyor. Bu; değişik renkli ışık kaynakları, parlak veya daha karanlık ışık düzeyleri olduğu kadar bir mekânda en üst düzeyde görünürlüğü sağlamak için konumlandırma anlamına da geliyor.​

• Yeni yapılarda, aydınlatma hangi aşamada ve nasıl ele alınmalı? Yapının hangi amaçla kullanılacağı aydınlatma projelerini nasıl etkiliyor ve farklılaştırıyor?

Yeni yapılar sayesinde aydınlatma, mimari ile bütünleşmeye daha elverişli. BEAM’de amacımız bir mekânı daima dinamik ve konforlu olacak şekilde aydınlatırken, mimariyi de desteklemek ve vurgulamak. Ayrıca yeni yapılarda bütçe biraz daha iyi yönetilebiliyor; böylece bu entegrasyon daha kolay gerçekleştiriliyor. Son olarak ışığın kontrolü yeni yapılarda çok daha kolay, bugün yapının her unsurunu yönetebilmek için kontrol sistemleri kuruluyor; dolayısıyla, aydınlatma kontrollerini yapıyla birlikte çalışması için bu sisteme daha iyi entegre edebiliyoruz. Bu enerji yönetimi vs. yanı sıra gün ışığı ile daha fazla entegrasyon anlamına da gelebilir. Yapı tiplerinin çoğu, özel bir kullanım içindir. Tanımlanan her kullanım belirli bir ışık miktarı kadar özel bir dikkatle ele alınmayı da gerektirir. Örneğin, bir lobi dışarıdaki gün ışığını dengelemek için belli bir ışık düzeyine ihtiyaç duyarken gece gereksinimlerinin de dikkate alınması gerekir. Bir ofis binasında, şirketin imajı esas alınarak koridorların daha karanlık veya aydınlık olmasına ihtiyaç duyulurken, bir hastane veya mahkeme binasının ise daha aydınlık olması gerekir. Dolayısıyla hacimler bir dereceye kadar pratik ihtiyaçları veya aydınlatma amaçlarını belirler. Ancak tasarım ihtiyaçları, mal sahibi veya kiracıya ve iletmeye çalıştıkları imaja bağlı olan, soyut bir şeydir.​

• Tasarımın en fazla içinde olduğu ve bu sayede çok farklı ürünlerin sunulduğu bir alan aydınlatma. Aynı zamanda dekorasyonun da bir parçası olarak doğru aydınlatma elemanı nasıl seçiliyor, seçilmeli?

Dekoratif armatürlerin seçimi kısmen bilim kısmen de sanattır. Sonuçta ne seçilirse seçilsin, mekânla estetik uyumu kadar iyi ışık sağlaması da gerekir. Bazen bu imkansızdır ve çok güzel gözüktüğü için bir şey seçilir ama mekânın iyi aydınlatılabilmesi için aynı zamanda destekleyici aydınlatma üzerinde de çalışılır. Genelde estetik bakış açısından bu aydınlatma tasarımcısı ile ilgili değildir. Mekânın mimarisine uyması şart olan bir şeydir ve sonuçta mekân sahibinin gelecek yıllarda da seveceği bir şey olmalı. Tasarımcılar projeyi bitirdikten sonra giderler. Biz her ne seçildiyse gelecekte fiziksel olarak çalışması kadar estetik olacağından da emin olmak isteriz.​

• Projede hedeflenen aydınlatma değerlerine ulaşmak için projelendirme veya ölçümlerde teknolojiden nasıl yararlanılıyor?

Günümüzde binalarda birçok unsurun tasarımını teknoloji yönlendiriyor ve bu aydınlatma için de geçerli. Ancak teknolojinin sürekli değişen doğası nedeniyle ne kullanılıyorsa iyi araştırılmalı ve dayanıklı olmalı. Yalnızca en yeni ve en müthişle gitmek bir projeyi yürütmenin ideal yolu değil. Aydınlatma hayati öneme sahip ve her şeyin üstünde, bu nedenle sürekli çalışır durumda olmalı. LED teknolojisini kuvvetli bir şekilde benimsedik, çünkü biliyoruz ki zaman içerisinde enerji kullanımını ve bakım ihtiyacını minimuma indirecek. Ancak sadece sonsuza kadar dayanacak ve işletimi ucuz olan değil, en iyi kalitede ışığı, doğru seviyelerde sağlayacak LED armatürlerin seçimi için çok çalıştık. Dolayısıyla sonuçta öncelikli olarak tasarım ve pratik kullanımı, daha sonra da buna uygun teknolojiyi bulmayı seçtik.​

• Teknolojik kolaylıklar veya özel malzemeler olmadan doğru çözümler üretmek için neler yapılabilir? Aydınlatma elemanı dışında aydınlatmaya dolaylı olarak katkı sağlayan unsurlar, malzemeler, ürünler var mı? Örneğin; ayna kullanımı iç mekânda aydınlatmaya katkı sağlar mı?

Mekânın bütünü aydınlatma tasarımını etkiler. Açık renkli iç mekân genel olarak daha az ışık gerektirirken koyu renkli mekânlar, açık renkli mekânların ihtiyaç duyacağı aydınlık düzeyine erişmek için daha fazla armatüre veya daha parlak ışık kaynağına gereksinim duyar. Dolayısıyla son rötuşlar ve mekânın genel görünümüyle iç içe bir şekilde bilgi sahibi olmak önemli. Aynalar, cilalı taş, parlak boya, pürüzsüz plastik vb. gibi yansıtıcı yüzeylerin hepsi aynı şekilde hafifçe boyanmış olsa bile kaba yüzeylerin de aydınlatma üzerinde etkisi mevcut. Pencerelerin yönü, güneşin açıları, dış çevre hem iç hem de dış aydınlatmayı etkiler. Bir tasarım özelliği olarak çevreyi daha karanlık bırakabilen bir mekâna karşılık, daha çok insan daha fazla düzgün aydınlatılmış alanlara ihtiyaç duyabileceği için içinde yaşayanların sayısı ve mekânın kullanımı da aydınlatma seçimlerini etkiler. Sonuçta mekânın bütünü yani kullanım amacı, boyalar, estetik amaçlar vs… Bunların hepsi aydınlatma tasarımını etkiler. Genel anlamda aydınlatma bir iç mekândaki diğer unsurların tamamından etkilenir ve onları her türlü diğer detaydan daha fazla etkiler. Dış mekâna gelince… Çok basit: Ay ışığı hariç, aydınlatma olmazsa hiçbir şey görünür olmayacaktır, dolayısıyla dikkate alınması gereken budur. ■​

• Açık mekânlar için aydınlatma kapalı mekânlara göre daha mı zor bir konu? Bu konuda da kapalı mekân çözümleri kadar çeşitlilik var mı?

İlginç bir soru… Dış mekân teknik açıdan daha zor olabilir çünkü tipik olarak armatür tek ışık kaynağı. Oysa iç mekân aydınlatmasında belli bir miktar ışık çevreden mekâna yansır dolayısıyla mimari daha büyük rol oynar. Işık sadece bir şeyin üstüne düştüğü zaman görünür olduğu için dış mekân aydınlatmasında ışığın görünür olmadığı birçok boşluk bulunur. Bu nedenle, ihtiyaç duyulan yere ışığı düşürebilmesi ve aydınlatılmasına ihtiyaç duyulan nesneleri ışıklandırması için kaynağın yer değiştirmesi kritik derecede önem taşır. Aynı zamanda, dış aydınlatma genel olarak etki yaratmak için daha az ışık gerektirir. Karanlık bir gecede dışarıda bir flaş ışığını ve ne kadar çok etkisi olduğunu düşünün. Bu sebeple, dış aydınlatmaya daha çok özen gösterilmeli. Sonuçta, mimariyle entegrasyonunun daha kolay olması ve mekânın çevresinden doğal olarak yansıyan ışığı dikkate alma ve faydalanma imkanı nedeniyle muhtemelen iç aydınlatma için dış aydınlatmadan daha fazla seçenek mevcut. Dış ışık zeminden veya bir binadan veya ağaç yüzeyinden yansıyabilir ama bunun ortama çok az bir etkisi olur. Ancak eğer bir yapının cephesinde yüzeye monte edilmiş, dışarıya yönelik ışıklar varsa ve ışık çok parlak, şiddetli ve sert ise bu çevredeki binaları, yolları vb. olumsuz yönde etkiler. Dolayısıyla dış aydınlatmanın muhtemelen daha incelik isteyen bir iş olabileceği doğru ve biraz daha özenle yapılması gerekiyor. ​■​
Kirsten Kent CARANGI
BEAM